mahmut esat bozkurt2

Halk dostu Mahmut Esat Bozkurt!

Kemalist devrimci Mahmut Esat Bozkurt, 1930’lu yıllarda ‘Halk Dostu’nda kaleme aldığı

makalelerinde halkın üreticinin ve köylünün dertlerini dile getirmiştir.

Osmanlı’da kitleler ve sıradan insanlar yok sayılmıştır. Osmanlı’da yöneten ile yönetilenin bir araya gelmesi mümkün değildi. Halktan insanları yok sayma anlayışı geçmişten günümüze tarih yazımını da etkilemiştir ve bu yüzden hala “Türk halkının dirlik ve düzenlik kavgası” olan tarihsel bir süreci, Celali İsyanları olarak adlandırırız. İşte düzenimize, yaşayışımıza, idare sistemimize ve hatta tarih yazımını bile etkileyen bu “sıradan insanları yok sayma anlayışı” Türkiye Cumhuriyeti ile yıkılır. Bu dönemde Atatürk ve dönemin kurmaylarının şiarı “halka ulaşmak ve halka gitmek”tir.

“Halk Dostu”, Mahmut Esat Bozkurt’un 1930’lu yıllarda yazdığı gazetenin adıdır. Mahmut Esat Bozkurt’a da çok uygun olan bir sıfattır bu. Kemalizm’in Atatürk’ten sonra en önemli kuramcısı olan M. Esat Bozkurt, gerçek bir halk dostu olmuştur. Cumhuriyetin “halka ulaşma” şiarını benimsemiş ve onu bizzat hayata geçirmiştir.

Bozkurt, “Atatürk İhtilali” adlı kitabında yaşadığı toplumun tarihsel köklerini oldukça iyi bildiğini bize gösteriyor. Örneğin; Şeyh Bedrettin hareketini şöyle ifade ediyor: “Şeyh Bedrettin İhtilalı, fikriyatı kâfi derecede hazırlanmayan ve zamanını kollayamadıklarından düşen ihtilaller arasında Şeyh Bedrettin hareketini kaydetmek pek yerinde bir şey olur. Gerçi Bedrettin zamanını tam kolladı. Saltanatın en zayıf bir gününde ihtilal patlak verdi. Fakat ihtilalin fikriyatı aydınlarca benimsenmiş değildi!” (M. E. Bozkurt, Atatürk İhtilali 1-2, İstanbul, Kaynak Yayınları, 4. Baskı, 2003, s.241)

Ayrıca Bozkurt, Şeyh Bedrettin’i öğretim üyeliği sırasında okulda verdiği derslerde de anlatmıştır: “...15. Asrın sonlarında bir devrim yapmak isteyen fakat stratejik şartlara riayet etmediği için başarılı olamayan Bedrettin Semavi ...” (M. E. Bozkurt, Toplu Eserler 3, Kaynak Yayınları, İstanbul, 2015, s.450)

EN ÇOK DÜŞÜNDÜĞÜM KÖYLÜDÜR!

Devrimin halkı, köylüyü bizzat iktidara getirmek olduğunu her fırsatta dile getiren Bozkurt, daha 1922’de Anadolu’da “Yeni Gün” adlı gazetede şöyle yazar: “ En çok düşündüğüm köylüdür. Bütün tarihimizin ve bugünkü büyük davanın en fedakâr hizmetkârı odur.” (M. E. Bozkurt, Toplu Eserler 2, İstanbul, Kaynak Yayınları, İstanbul, 2014, s.50)

Yine aynı makalede Türk Devrimi’nin sahibini halk olarak gördüğünü belirtmektedir. 1922’de aynı gazetede Türkiye’nin şiarını dile getirir, “Köylünün efendiliğine temin, asrımız Türkiyesinin şiarıdır. Bu da en başta onun iktisadiyatını yoluna koymakla hakikat olacaktır.” (M. E. Bozkurt, Age, s.65)

1930’dan sonraki makalelerinde halkın, üreticinin ve köylünün dertlerini dile getirmiştir. Tefecilere, halkı soyanlara ve vurgunculara savaş açmıştır. İşte o dönemde yazdığı bazı makale başlıklarından örnekler: “Türk Üreticileri Birleşin, Çiftçilerin Çektikleri, Hırsızlar Kim, Yarı Açlar, Şehir Eşkıyaları, Kravatlı Eşkıya, Avare Çocuklar, Haydut Tefeciler, Kimsesizler...” Bozkurt makalelerinde halkı, çiftçiyi, üreticiyi, ezilenleri ve kimsesizleri konu edinerek halkı soyan kravatlı eşkıyalara ve tefecilere savaş açtığı için 1930’lu yıllarda komünistlikle suçlanmıştır.

SUÇUM YOK BORÇLUYUM!

Bozkurt, gittiği her yerde halkın nabzını tutan, onlarla sohbet eden bir devlet adamı olmuştur. Ölümünden kısa bir süre önce yazdığı makalelerde ise insanların borçları yüzünden hapis yatmaması gerektiğini vurgulamış ve bu konu üzerine gözlemlerini paylaşmıştır.  “Yine bir gün Silifke hapishanesini teftiş ediyordum. Ağır cezalılar arasında 75’lik bir ihtiyar gördüm. Merak ettim. Suçunun ne olduğunu sordum: Suçum yok. Borçluyum

Borcun ne kadar?

30 lira. Fakat Bey’im, ben bu borcun anasını belki on defa ödedim. Bu 30 lira faizin faizinin faizi!..

Baba, borcunu ben vereyim, hadi sen git, dedim. Ağladı.

Tefeciler! Faizciler! Milletin iki eli yakanızdadır ve yarın yakındır.” (M. E. Bozkurt, Toplu Eserler 3, Kaynak Yayınları, İstanbul, 2015, s.140-141) sözleri ile yazısını tamamlamıştır.

Tam bir halk dostu olan Mahmut Esat Bozkurt, 1929’da İstanbul savcılarına Belvü’de şu anlamlı mesajı vermiştir: “Cumhuriyet savcıları! Meriç kıyılarında çalışan bir Türk köylüsünün hayatından tutunuz da bu vatanda yaşayanların uğrayacağı en ufak bir haksızlıktan, hatta ta Bingöl dağlarının ıssız kuytularında nafakalarını bekleyen öksüzlerin gözyaşlarından siz mesulsünüz. Bu haksızlıkları seri ve kati hükümlerinizle, yılmaz ve yorulmaz takiplerinizle siz tamir edeceksiniz” (M. E. Bozkurt, Toplu Eserler 2, Kaynak Yayınları, İstanbul, 2014, s.423)

Bu halk dostunu daha iyi tanımak için Mahmut Esat Bozkurt’un yeni yayımlanan toplu eserlerini mutlaka okumalıyız. Doç. Dr. Şaduman Halıcı’nın hazırladığı Mahmut Esat Bozkurt’un Toplu Eserleri’nin yeni bir cildi daha Kaynak Yayınları’ndan çıkmıştır.

Okay TAŞLI - 09 Haziran 2015 - Aydınlık

Son Yazılar