melih bas

100. yılında Çanakkale’ye farklı bir bakış!

Çanakkale Truva Savaşları’nın nedeni Meneleus’un eşi Helen’in Paris tarafından kaçırılması

değil, Çanakkale’den geçerek Karadeniz’de ticaret yapabilme amacıydı. Birinci Dünya (Paylaşım) Savaşı da sömürgecilikte geç kalan ve yükselen güç Almanya ile İngiltere-Fransa-Rusya cephesinin paylaşımda kafa kafaya gelmesi nedeniyle çıkmıştı. İki cephenin de amacı ekonomik kaynaklara egemen olmak ve dış ticaret olanakları idi; bu kapsamda Osmanlı’yı parçalayarak sömürgeleştirmekti. Almanlar’ın Berlin-Bağdat demiryolu projesi de bu planın bir parçasıydı. Osmanlı, Almanlar’ın yörüngesine II. Abdülhamit’ten Enver Paşa özelinde İttihatçılara dek uzanan bir etki süreciyle girdi.

ÇANAKKALE SAVAŞI...

Çanakkale (kara ve deniz) savaşında iktisadî boyut bağlamında top ve tüfekten gemi ve mayınlara dek tüm silah ve donanım ve akçal kaynak ile, haliyle giderek askersel planlar ve (Genelkurmay Başkanı bile Alman general!) komutasıyla Alman yönetimi altındaydık. İngiliz ve Fransızlar da sömürgelerinden topladıkları insan kaynağını (pek bir popüler olan Anzaklar ve hatta müslümanlar dahil) bize karşı savaştırıyorlardı.

İMPARATORLUKLARDAN MİLLİ DEVRİMLER ÇAĞI’NA...

Niye 1915’te kazanılan Çanakkale Savaşı’nın kazanımları korunamadı ve geçilemez Çanakkale 1918’de geçildi? Çünkü İttihat ve Terakki’nin imparatorluğu kurtarma odaklı izlencesinin zamanı geçmişti, imparatorluklar bitiyordu. Bu izlence yerine ulusal demokratik bir devrim girişimiyle yeni bir devlet kurma izlencesine başlanmalıydı. İşte 1914 Çanakkale savaşında tohumu atılan bu fidenin topraktan fışkırmasını Çanakkale Savaşı kadar önem vermemiz gereken (fakat vermediğimiz) Sakarya Savaşı’nda görüyoruz.

SAVAŞIN MALİYESİ...

Osmanlı İmparatorluğu’nda, 1856’da İngiliz sermayesi ile kurulan Osmanlı Bankası ‘Bank-ı Osmani’, 1863 yılında Fransız ve İngiliz ortaklığında ‘Bank-ı Osmanii Şahane’ adıyla bir devlet bankası oldu. Osmanlı İmparatorluğu, Osmanlı Bankası’na hükümetin hiç bir biçimde kağıt para basmayacağı ve bastırmayacağı yükleniminde bulunarak, 30 yıl süre ile kağıt para ihracı ayrıcalığını vermiştir. Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Bankası hükümetin avans ve banknot ihraç isteğini reddetmiş, ama savaş döneminde banknot ihraç ayrıcalığını kullanmayacağını açıklaması üzerine Osmanlı yönetimi, 1915 yılından itibaren altın ve Alman hazine bonolarını karşılık göstererek dört yıl boyunca evrak-ı nakdiye adıyla toplam 160 milyon lirayı aşkın banknot çıkarmıştır.

evraki nakdiye

MEHMET MUZAFFER VE UNUTULMAYACAK BİR OLAY!

Lisedeyken gönüllü olarak Çanakkale Savaşı’na katılan Asteğmen Mehmet Muzaffer kamyonların eskiyen lastiklerinin yerine yenilerinin alınması için görevlendirilir ama Harbiye Nazırlığı’ndan para alamaz. Cepheye eli boş dönmemek için bir gecede çini mürekkebiyle zamanın 50 lirasına (evrak-ı nakdiye) benzer 100 liralık bir banknot yapan Mehmet Asteğmen, bunlarla lastikleri alıp cepheye döner. Yahudi tüccarın gerçek sanarak aldığı banknotta ‘Bedeli Çanakkale’de (asıl banknotlarda Dersaadet’te yazarmış!) altın olarak ödenecektir’ yazıyormuş. (Bkz. Resim 1). Burada altın olarak tanımlanan Çanakkale şehitlerinin kanıydı elbette!

Daha sonra bu banknot, devlet tarafından bulunup, bedeli ödenerek müzeye konulmuştur. Kahraman Mehmet Muzaffer ise, yüzbaşı rütbesiyle Irak cephesinde 1916’da şehit olur. Şehit olurken kendi kanıyla yazdığı zarf, askeri müzede

Melih BAŞ - 18 Mart 2015- Aydınlık

Son Yazılar