cevat kulaksiz

“Bakma, dönmez şafak vakti yurttan kaçan o alçak”

“Dalgalan Dolar gibi ey Suçlular!”

14 Haziran 2001 tarihli Cumhuriyet Gazetesinde yazar Oktay Akbal, okuyucu Nurgül Şahballı’nın kendisine gönderdiği, aşağıda İstiklal Marşı’mızdan esinlenip günümüz üç kağıtlarını, vurgunlarını taşlayan şiiri yayınladı. İstiklal Marşı’nın yazarı Mehmet Akif Ersoy’dan esinlenerek Türkiye’nin soygun, vurgun, talan düzenini fotoğraflayan Nurgül Şahballı’yı kutlayıp saygı duyarak bu şiiri kalıcı kılmak istiyoruz.

Bu şiir 2001 de AKP-RTE nin iktidara henüz gelmediği günlerde, dolarların ayakkabı kutularından çıkmadığı, bilmem kaç yüz bin liralık kol saati rüşvet verilmediği, kamyonetlerle evlerden para kaçırıldığı zamanlardan önce yayınlanmıştı.  Soygun düzeninden, doların şahlanmasından yakınan ozanın bu anlatmaya çalıştıkları ortam ne âlemde devam ediyor mu? Etmiyor mu? Bunu okuyucuya bırakalım.

Gerçi bu soygun vurgun düzeni Osmanlıda da vardı:

Devrin aydınlarından Tevfik Fikret devrin vurguncularını, soyguncularını, yiyicilerini mısralarında şöyle alaya alarak anlatmaya çalışıyordu.

“Bu sofracık, efendiler - ki iltikaama muntazır
Huzurunuzda titriyor - bu milletin hayatıdır; 
Bu milletin ki mustarip, bu milletin ki muhtazır! 
Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,               
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin”!

Tevfik Fikret (1867-1915)

bir anadolu kadini un degirmeni2

Yine Osmanlının tarihe karışmak üzere olduğu son zamanlarda, Ankara’lı Yazıcıoğlu Fehmi Efe de şöyle yakınıyordu:

Asalet bir altın idi, pul oldu

Türlü türlü bedenlere çul oldu

İnsanın yolu keseden geçeli

Kimi pula, kimi kula kul oldu.

 Bu dizeleri kitabından Aldığımız Lütfi Kaleli de, 2001 de yazdığı dizelerinde şöylece yakınmaktadır:

Ol Amerika’ya Başkan Buş oldu

Dostları yanına uçan kuş oldu

Hop diye dalgalı kura geçeli

Dolar karşısında lira tuş oldu.

*** *** ***

Türkiye’de asalaklar baş oldu

İşçi, memur, esnaf işi yaş oldu

Lider sultasıyla vekil seçeli

Vurguncular kapıp kaçan kuş oldu.

*** *** ***  

Namus, şeref it ağzında leş oldu

İyiler de kötülere eş oldu

Hortumculara dış kapı açalı

Hazine soyuldu içi boş oldu.

Lütfi Kaleli (1939-…..) (sf  339)

*** *** ***  

ufak tefek hirsizliklar2

Biz Osmanlı’dan günümüze bu dizelerle gelirken, İstiklal Marşımızdan adapte olan yukarıdaki Nurgül Şahballı’nın dizelerini bir kez de sizlere biz sunalım, bakalım günümüze uyan ortamı var mı yok mu siz karar verin.

“Bakma, dönmez şafak vakti yurttan kaçan o alçak

Dönmeyip Amerika’da arlanmaksızın yaşayacak

O benim milletimin hırsızıdır, yurdu soyacak

Hortumladıkları benimdir, milletimindir ancak.

Çalma kurban olayım hepsini, ey hırsız çakal

Gariban halkıma da bir pul bırakacak kadar al

Olmaz sana götürdüğün paralar sonra helal

Hakkını vermezsen buradaki ortaklarını behemal…

Ben ezelden beri aç yaşadım, aç yaşarım

Hangi hükümet beni kurtaracakmış, şaşarım!

Kurumuş musluk gibiyim, ne akar ne taşarım

Yırtsam da bir tarafımı hiç görülmez başarım…

Mali krizler, yoluna örmüşse çelikten duvar

Benim “cağız”, “ceğiz”  diyen bir hükümetim var

Bağırsın korkma, nasıl işimize burnunu sokar?

Avrupa Birliği denen tek dişi kalmış canavar…

Arkadaş, çalışanları Meclis’e uğratma sakın

İşe aldıracakların, olsun hep sana yakın

Gelecektir, belanı verecek günler Hakk’ın

Kim bilir belki yarın, belki yarından da yakın…

Sermaye mutlu olsun, olsa da çevre feda

Semizletin Apo’yu, mezarında olsun şüheda

Uydurma kanunlarla Meclis’ten getirin seda

On bin yıllık tarihe, yurdum ederken veda…

Cümlenizin bu yurdu yok etmek mi emeli?

Yediğiniz herzelere başka ne demeli?

Oyuverin altını, iyice sallansın temeli

Yurdumun ki, sonunda vatandaş kükremeli…

O zaman durur belki gözünden akan yaşın

O zaman doğrulur belim, yukarı kalkar başım

O zaman boşa gitmez yıllar süren uğraşım

Hesabını verip de gittiğiniz gün gardaşım…

Daldalan siz de dolar gibi şimdi ey suçlular!

Olsun artık soyguncuya vurulacak bir yular

Ebediyen, öyle yok hesapsız bir iktidar

Hakkıdır garip yaşamış vatandaşın da gülmek

Hakkıdır ezilmiş milletimin aydınlık bir istikbal…

Nurgül Şahballı  (sf 342-343)

Kaynak: Osmanlı’dan günümüze Vurgunlar-Kırımlar-İftiralar-İhanetler Lütrfi Kaleli Can Yayınları 2002

Derleyen : Cevat KULAKSIZ – 29 Temmuz 2018

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Yazarlar

Sunny

27°C

Istanbul