ataturk kuvayi milliye geliyor

19 Mayıs 1919 Kurtuluş Şavaşının Başlangıcıdır!

Mustafa Kemal Samsun’a Çıkmadan Önce İstanbul’da... 

Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışı, 19 Mayıs 1919 tarihinde 9. Ordu Müfettişi Mustafa Kemal'in Bandırma Vapuru ile yapılan yolculuk sonrası Samsun'a ulaşması olayı Kurtuluş Savaşı'nın fiili başlangıcı olarak kabul edilmektedir.

Samsun'da Rum çeteleri ve Türk halkı arasında meydana gelen çatışmaların sonlandırılması için Osmanlı Hükümeti tarafından Mustafa Kemal görevlendirilmiş ve kendisine 9. Ordu'nun müfettişliği verilmiştir.

Mustafa Kemal de birçok subay arkadaşları gibi, İttihat ve Terakki (İT) Partisi’nde çoğunlukla gizli olarak devleti ve ulusu yıkımdan koruyabilecek siyaset ve faaliyetler konusunda bir arayış içinde Hürriyetin ilanına dek çalıştı. Eylül 1909 da İT nin kongresinde ordu ile İT arasında bir tercih gündeme geldi; Atatürk ordunun siyasete karışmasını istemiyordu. O da İT den ayrılıp orduda çalışmaya karar verdi. Enver Paşa gibi bazı askerler de hem siyaseti, hem de orduda çalışmayı tercih ettiler.

Mustafa Kemal orduya bağlı, idealleri olan aydın bir subaydı. Bir ara Türk ordularında komutanlık yapan Alman kökenli Von Falkenhayn sandık dolusu altınla Mustafa Kemal’i kendi düşünce, uygulamalarına ortak olması için satın almaya kalkmıştı. Bu yollarla satın alınamayacağı belli olan Mustafa Kemal’li daha önce 1909 Selanik Kongresinde Enver Paşa’nın amcası Halil Paşa tarafından öldürülmek istenmişti. İşgal Kuvvetlerinin (İngilizlerin) istemi ve Çanakkale Savaşındaki başarısını kıskanan Enver Paşa muhaliflerin uygulaması ile Mustafa Kemal1918 de uzaklaştırıp Şam dolaylarına 7. Ordu Komutanı olarak İstanbul’dan uzaklaştırılmıştı.[i]

Sarayın damadı olan Enver Paşa, “askerlikte onsuz yapamadığı halde, Mustafa Kemal’i iktidara yaklaştırmamaya dikkat ederken, Vahdeddin de aynı düşünce içinde idi. Çünkü daha önce Almanya gezisinde birlikte olduğu güçlü, dinamik kişiliği olan Mustafa Kemal’e Vahdeddin Saraya damat olmasını istemiş, o da ret etmişti”. (sf 76)

Mustafa Kemal’in Samsun’a Hareketinden Önce Padişahla...

Mustafa Kemal’in Şam dolaylarından 13 Kasım 1918 de İstanbul’a gelmesiyle 19 Mayıs 1919 da Samsun’a çıkmadan önce İstanbul’da, Sadrazam Damad Ferit Paşa ile Padişah Vahdeddin arasında onun hakkında şöyle bir konuşmalar geçer. Bu konuşmaları devrin Edirne Milletvekili ve Maarif Nazırı Rıza Tevfik (“Filozof” diye anılırdı) Biraz da Ben Konuşayım adlı kitabında anlatmakta.

İstanbul’u işgal eden müttefiklerden İngilizler, Said Molla’nın[ii] dediğine göre, “ haber aldığıma göre, Mustafa Kemal Paşa’yı Damad Ferid Paşa’ya tavsiye etmişler ki, kendisi Anadolu müfettişliğinde bunlunsun ve İstanbul’dan bir an evvel uzaklaştırılsın diye!”  Ayrıca bazı paşaların tavsiyesi ve Mustafa Kemal’i Sadrazam Damat Ferid Paşa’ya tavsiye ve takdim etmeleri üzerine, sadrazam da onların tavsiyesiyle Mustafa Kemal Paşa’yı padişahın huzuruna çıkararak şöyle takdim eder:

“-Saye-i şahanelerinde yetişen en müktedir ve genç kumandanlarımızdan olan Mustafa Kemal Paşa kulunuz, Yunanlıları memalik-i mahrusa-i şahaneden çıkarabilecek kabiliyettedir. İnşallah saye-i saniyenizde buna muafık (sf 53) olacaktır diye teminat vermiş, hünkâr da:

“-Efendim, zaten kendilerini pekiyi bilirim, kapı yoldaşıyız! Diyerek vaktiyle Mustafa Kemal Paşa’nın kendi yaverliğinde bulunduğunu ve birlikte Avrupa’da seyahat ettiklerini” ima suretiyle yabancısı olmadığını anlatmak istemiş ve paşa huzurdan ayrılırken de, padişah eliyle arkasını sıvazlayarak:

“-Allah Muvaffak etsin! Duasıyla kendisini selametlemiş. (Şimdi burada durup bir parantez açalım).

Sait Molla denilen gerici, işgalcilerle (özellikle İngilizlerle) işbirlikçi Padişah Vahdeddin ile içli dışlı, “bu ittihatçı, “ o ittihatçı” diye nice devrin aydınlarını padişaha, işgalcilere ihbar edip hapse attıran, idam ettiren kişidir; jurnalcilikten padişahtan, İngilizlerden beslenen bu hain adam çok kötü bir ünle anılır). (Sf 54)

Müfettişlik görevinin verilmesi...

Bu dönemde tüm Osmanlı topraklarında olduğu gibi Samsun'da da işgalciler ile Türk halkı arasında silahlı çatışmalara yaşanmaya başlamıştı. Bunun üzerine Arthur Calthorpe'ın imzasıyla İtilaf Devletleri, Osmanlı Hükümetine bir nota vermiş ve bölgedeki karışıklıkların giderilmesini istemiş aksi halde Mondros Ateşkes Anlaşması'nın 7. maddesinin gerekçe gösterilerek bölgenin işgal edileceğini beyan etmiştir. Dönemin Harbiye Nazırı Abuk Ahmet Paşa ile Sadrazam Damat Ferit Paşa karışıklıkların giderilmesi görevi için Mustafa Kemal'i uygun görmüş, kendisine bu görev Abuk Ahmet Paşa tarafından bildirilmiş ve görev Mustafa Kemal tarafından kabul edilmiştir. Mustafa Kemal bu görüşmeden sonra dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Kazım Paşa ile görüşmüş ve yetkilerini tartışmıştır. Kendisine 9. Ordu Müfettişliği verilmiş, görev yetkilerinin bulunduğu ferman imzalanmıştır. Ayrıca Mustafa Kemal bu fermanda bulunan bazı açıklamaları bizzat kendisi yazmıştır. [iii]

Mustafa Kemal’in Yolluk Parası...

Özellikle gerici çevrelerin, padişah tarafından bilmem kaç bin altın verilerek, güya “vatanı kurtar”  diyesi sözü ile Ordu müfettişi olarak Anadolu’ya gönderildiği anlatılır. Bu gönderiliş, İngilizler tarafından, bu Çanakkale’de 1915 de İngilizlere, ANZAK lara karşı savaşan kahraman komutan korkulan, çekinilen bir paşa olduğu için, Mustafa Kemal, biraz da İngilizlerin istemi ile Anadolu’ya gönderilir.

Bakınız, olaylara vakıf ve tanık olan Rıza Tevfik anılarında aynen şöyle anlatıyor:

“-Said Molla’nın o gün bana verdiği bu haberin doğruluğu vukuat ile bilahare sabit oldu ve Mustafa Kemal Paşa filhakika (hakikatte, esasında, hakikaten, doğrusu) müfettiş olarak Anadolu’ya gönderildi. Hatta kendisine Dâhiliye Nazırı Mehmet Ali Bey yed’i ile 4000 lira harcırah verilmiş. Yine o sırada işitmiştim ki, Mustafa Kemal Paşa’nın elinde avucunda büyük bir para yokmuş, yalnız kıymetli iki üç Arap atı varmış. Bu atları sabık Bahriye Nazırı Cemal Paşa vasıtasıyla sattırılmış ve harcırahıyla, o para üzerinde bulunduğu halde Anadolu’ya gitmiş”. (sf 54)

Samsun'a hareket...

15 Mayıs 1919 tarihindeki bu görüşmeden sonra kendisi için hazırlanan ve onu Samsun'a götürecek olan Bandırma Vapuru'nun kaptanı İsmail Hakkı Bey'i makamına çağırtarak yolculuk hakkında bilgi almış ve ertesi gün öğle üzeri hareket edeceklerini bildirmiştir. Yolculuk günü vapur, Sirkeci Garı açıklarında İngilizler tarafından aramaya ve kontrole tabi tutulmuş[14] ve Mustafa Kemal, Beşiktaş İskelesi'nden motor ile Kız Kulesi açıklarında vapura binmiştir. Vapur hareket etmeden önce Rauf Bey Mustafa Kemal'e vapurun işgal kuvvetlerine mensup bir torpido tarafından takip edileceğini ve batırılacağını haber aldığını belirtmiş fakat o, yolculuğun plânlandığı gibi süreceğini söylemiştir.

Vapur Mustafa Kemal ve 18 askerle beraber 16 Mayıs 1919 tarihinde öğle üzeri İstanbul'dan Samsun'a doğru yola çıkmıştır. Rauf Bey'in belirttiği İngiliz gemisi, Bandırma Vapuru'nu izlemeye başlamış ancak Karadeniz'e açıldıktan sonra fırtınalı havada izlerini kaybetmiştir. Mustafa Kemal, İsmail Hakkı Bey'e karaya yakın bir rota izlemesini ve düşman saldırısı halinde gemiyi en yakın sahile oturtmasını emretmiştir. Sert havada, dalgalı bir denizde yol alan gemi 17 Mayıs günü gece saat 23.00 civarında İnebolu Limanı'na girmiş, 18 Mayıs 1919 tarihinde öğle üzeri 12.00'de de Sinop Limanı'na yanaşmıştır. Üsteğmen Hikmet Bey sandal ile kıyıya çıkmış ve yolda olduklarını Samsun Tümen Komutanlığı'na telgraf ile bildirmiştir. Bandırma Vapuru, bu telgraftan bir gün sonra da 19 Mayıs 1919'da Samsun'a varmıştır.

Mustafa Kemal ile Samsun'a çıkan 18 askerler şunlardır:

  • Kurmay Albay Kazım Bey — Müfettişlik kurmay başkanı
  • Kurmay Albay Mehmet Arif Bey — Kurmay başkanı yardımcısı
  • Kurmay Binbaşı Hüsrev Bey — Birinci şube müdürü
  • Binbaşı Kemal Bey — Müfettişlik topçu kumandanı
  • Albay İbrahim Bey — Ordu sıhhiye başkanı
  • Binbaşı Refik Bey — Sıhhiye başkan yardımcısı
  • Yüzbaşı Cevat Bey — Müfettişlik yaş yaveri
  • Üsteğmen Muzaffer Bey — Müfettişlik ikinci yaveri
  • Yüzbaşı Ali Şevket Bey — Müfettişlik emir subayı
  • Üsteğmen Hayati Bey — Kurmay başkanı emir subayı
  • Yüzbaşı Mümtaz Bey
  • Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey
  • Yüzbaşı Mustafa Bey — Karargâh komutanı
  • Üsteğmen Abdullah Bey — İaşe subayı
  • Birinci Sınıf Kâtip Faik Bey — Şifre kâtibi
  • Dördüncü Sınıf Kâtip Memduh Bey — Şifre kâtibi yardımcısı
  • Kurmay Albay Refet Bey — 3. Kolordu komutanı
  • Üsteğmen Hikmet Bey — Refet Bey'in yaveri 

Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışı, 19 Mayıs 1919 tarihinde 9. Ordu Müfettişi Mustafa Kemal'in Bandırma Vapuru ile yapılan yolculuk sonrası Samsun'a ulaşması olayı Kurtuluş Savaşı'nın fiili başlangıcı olarak kabul edilmektedir.

Samsun'da Rum çeteleri ve Türk halkı arasında meydana gelen çatışmaların sonlandırılması için Osmanlı Hükümeti tarafından Mustafa Kemal görevlendirilmiş ve kendisine 9. Ordu'nun müfettişliği verilmiştir. Bunun üzerine müfettiş görev bölgesine Bandırma Vapuru ile ulaşmış ve bir hafta boyunca Mantıka Palas'ta kalmıştır. Bu süreçte bölgede meydana gelen çatışmaların sebebini araştırmış ve işgalcilere karşı bizzat Türk direniş örgütlerinin kurulmasında etkin rol oynamıştır. Mustafa Kemal, bu bir haftalık süreç sonunda Havza'ya geçmiştir. Havza'da geçirdiği on yedi gün sonunda ise şehirden ayrılarak Amasya'ya hareket etmiştir.

Samsun Günleri...

Samsun'a 19 Mayıs'ta Tütün İskelesi'nden çıkan Mustafa Kemal görevinin gereklerini yerine getirmeye koyulmuş ve bazı incelemelerde bulunmuştur. Bu incelemeler sonucunda Rum çetelerinin Müslüman halka saldırdığı, yerel yöneticilerinse dış devletlerin de duruma karışmasıyla bu olaylara müdahale edemediği kanısına varmıştır. Bunun üzerine Canik mutasarrıfını görevden alarak yenisini atamış ve bölgede oluşan karışıklıklara yabancı askerlere aldırmaksızın doğrudan müdahale etmesini emretmiştir.

Erzurum ve Ankara'da bulunan kolordular ile iletişim kuran Mustafa Kemal müfettişlik görevleri arasında yer alan "bölgede yer aldığı iddia edilen Türk direniş topluluklarının dağıtılmasını yerine getirmek bir kenara kendi eliyle ulusal direniş örgütleri kurulmasına önayak olmuştur.

Mustafa Kemal tümüyle İngiliz denetiminde bulunan şehirde ulusal hareketin yönetilemeyeceğine kanaat getirmiş ve 25 Mayıs günü Havza'ya hareket etmiştir. Havza'da geçen günlerinde Ankara ve Konya'daki kolordu komutanları ile telgraflaşmış, ülkedeki genel durum hakkında bilgi almaya çalışmıştır.

Bir hafta Samsun'da, on yedi gün de Havza'da kalan Mustafa Kemal bu süreçte Anadolu'nun ve halkın genel durumu hakkında bilgi alarak ulusal hareketin fikirsel temellerini atmıştır. Bunun yanında 28 Mayıs 1919 günü müdafaa-i hukuk cemiyetlerine gönderdiği bir genelgeyle İzmir'in İşgali'nin protesto edilmesini istemiş ve bunun sonucunda tüm Anadolu'da 96 miting gerçekleştirilmiştir. Bu, Osmanlı Hükümetince hoş karşılanmamış ve kendisinin İstanbul'a dönmesi emredilmiştir.

Harbiye Nezareti'ne oyalayıcı bir telgraf gönderen müfettiş 12 Haziran 1919 günü Amasya'ya hareket etmiş ve burada bir genelge ilan ederek açıktan açığa Millî Mücadele'nin başladığını duyurmuştur.

19 Mayıs 1919 un Önemi!

Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna giden yolun ilk durağı kabul edilen bu olay Türk tarihindeki dönüm noktalarından birisidir. Şark Meselesi adı altında yok edilmek istenen Türkler için 19 Mayıs 1919 günü millî bağımsızlığa, çağdaşlaşma ve demokratikleşmeye giden yolun ilk adımıdır.

Bu gün Atatürk'ün çok önem verdiği bir gündür. Atatürk, cumhuriyet kurulduktan sonra 19 Mayıs'ın önemini bu günü doğum günü olarak kabul ederek göstermiştir.

Ayrıca 19 Mayıs, 1938 yılından beri millî bayram olarak kutlanmaktadır. Ancak Atatürk "doğum günüm" dediği 19 Mayıs kutlamalarına sadece bir kez katılabilmiştir. [iv]

Kurutuluş Savaşımızın başlangıcı olan bu günün yıldönümlerini her yıl daha muhteşem coşku ve törenlerle kutlamamız gerekirken, ne yazık ki, günümüzün yönetimi 15 yıldır bunun gibi ulusal bayramları kutlamamakta, kutlamak istememektedir. Çok hazin.

Cevat KULAKSIZ – 18 Mayıs 2018

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it. 

Dipnotlar :

[i] İstanbul Hükümetleri ve Milli Mücadele Sina Akşin Cem Yayınevi 1992 sf 72)

[ii] Said Molla 1880 Romanya doğumlu.

Mondros Mütarekesi’nden (30 Ekim 1918) sonra İngiliz haber alma servisi ajanı olarak İstanbul’da bulunan, Milli Mücadeleyi engelleyebilmek için çalışmalar yürüten, Batı Anadolu’da Albay Emiling adıyla faaliyetlerde bulun İngiliz ajanı rahip Robert Frew (Rahip Fru) ile yakın ilişkileri oldu. 20 Mayıs 1920’de İstanbul’da İngiliz Muhipleri Cemiyeti’ni kurdu. Ajan Robert Frew aracılığıyla İngiliz yönetiminden parasal destek sağladı.

Hürriyet ve İtilaf Partisi’ne kurucu üye olarak katıldı.

1918-1921 arasında İstanbul Gazetesi’ni yayımladı. İngiliz casusu olduğu saptanınca, Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Romanya’ya kaçtı. 1924’te “Yüz ellilikler” listesine alındı ve 1927’de vatandaşlıktan çıkarıldı.

http://ekonomi.dunyabulteni.net/kultur-sanat/65215/said-nursi-seyh-said-ve-said-molla-kimdir

[iii] https://www.samsun.bel.tr/samsun-detay.asp?samsun=651-mustafa-kemalin-samsuna-cikisi

[iv] https://www.samsun.bel.tr/samsun-detay.asp?samsun=651-mustafa-kemalin-samsuna-cikisi

Yazarlar

Partly cloudy

25°C

Istanbul