ugur mumcu olumsuzdur225

25. Adalet Ve Demokrasi Haftası Etkinlikleri Başladı..

"Kimi ölüler bize ne kadar yakın

 Yaşayanların birçoğu da ne kadar ölü..."

24 Ocak 1993'te öldürülen gazeteci-yazar Uğur Mumcu ile 31 Ocak 1990'da öldürülen Prof. Dr. Muammer Aksoy'un ölüm yıldönümlerini belirleyen 24 Ocak-31 Ocak günleri arasındaki haftanın, demokratik kitle örgütleriyle birlikte, her yıl anılması ile geleneksel olarak anılan “Adalet ve Demokrasi Haftası” başladı.

Ankara'da her yıl tüm demokratik kitle örgütlerinin katılımıyla, önce Uğur Mumcu Mahallesinde bulunan Uğur Mumcu anıtı önündeki törenden sonra, Uğur Mumcu'nun evinin önünde anma toplantıları, Türkiye'de de yapılmakta, hafta boyunca söyleşi, açık oturum, dinleti ve sergilerle sürmekte, etkinliklere hafta boyunca binlerce insan katılmaktadır. Adalet ve Demokrasi Haftası etkinlikleri 31 Ocak 2018 e kadar çeşitli konferanslar, paneller, söyleşiler, konserler ve sergilerle devam edecek.

Adalet ve Demokrasi Haftası’nın anma etkinlikleri 24 Ocak 2018 günü Batıkent Uğur Mumcu Mahallesindeki Uğur Mumcu Heykeli önünde, Uğur Mumcu Mahallesi Muhtarı Cennet Mumcu’nun sunuculuğu ile başladı.

Anma gününe Batıkent Birlikteliği, Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar ve öteki belediye yetkilileri, Batıkent mahallelerinden gelen muhtarlar, Atatürkçüler Batıkent’li CHP liler ve geniş bir halk topluluğu, havanın çok olmasına rağmen yüzlerce kişi katıldı.

Atatürk büstüne Yenimahalle Belediye Başkanı, CHP İlçe teşkilatı, Atatürk Birlikteliği çelenk koydular.

Tören öncesi aç bir sokak köpeği anıtın ve insanların arasında dolandı durdu. Ne hikmetse, Uğur Mumcu’la, Adalet ve Demokrasi Haftasıyla ilgili programların hiç birisine AKP lilerden ne çelenk konuyor, ne de katılanlar oluyordu.

Uğur Mumcu’nun anıtının önünde açılış konuşmasını yapan Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar şunları söyledi:

“Bu sabah da 25 yıl önceki gibi, Uğur Mumcu Parkımızdaki anıtı önünde, hunhar bir saldırıya kurban verdiğimiz TC in gerçek bir aydını olan Araştırmacı Gazeteci Uğur Mumcu’yu yad etmek için bir araya geldik. Her 24 Ocak’ta bir araya gelmemizin nedeni sadece faili meçhul bir cinayete kurban verdiğimiz Uğur Mumcu’yu anmak değildir. 25 yıldır katilinin bulunamamasına verdiğimiz tepkidir, acıdır, demokrasi ve şeffaflık talebimizdir. Uğur Mumcu TC tidir, Uğur Mumcu Kemalizm’dir, Uğur Mumcu Atatürk Devrim ve inkılâplarının bir insanda vücut bulmuş halidir, Uğur Mumcu Cumhuriyet Devrimlerinin muhafızıdır, Türkiye’nin aydınıdır, aydın nasıl olur sorusunun yanıtıdır. Onurlu bir yaşam, ilkeli ve dürüst gazetecilik, yaşamı bu uğurda feda edilmiş bir hayattır. Acısı ve özlemi 25 yıldır dinmeyendir. Kendisini rahmetle ve özlemle anıyoruz, ruhu şad olsun.

Bu gün sadece Uğur Mumcu’nun değil, menfur bir terör saldırısına kurban giden Diyarbakır Emniyet Müdürümüz Gaffar Okan’ın da ölüm yıldönümüdür, yine Türkiye’nin önemli aydınlarından Eski Dış İşleri Bakanımız İsmail Cem’in de ölüm yıldönümü, yine SDHP nin Genel Başkanı Aydın Gürkan’ın da ölüm yıldönümü onların da ruhunun şad olmasını diliyorum.

Ayrıca Ordumuzun Bölünmez bütünlüğü için Afrin’de savaşan, bir an önce başarıyla bitmesi için dualarımızın onunla olduğunu da belirtmek istiyorum. Oradaki kardeşlerimize, askerlerimize Allah güç ve kuvvet versin, bu ülkenin bölünmez bütünlüğünün mutlaka temin edeceğiz. Çünkü yurdumun sınırları içinde yaşayan her yurttaş Türkiye’nin eşit yurttaşıdır. Mustafa Kemal’in eşit yurttaşı olarak bu ülkede yaşamaya devam edeceğiz.

Bu akşam Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde bir Uğur Mumcu sergisini yerinde açacağız, 7.5 da da müzik konseri var, hepinizi oraya da bekliyorum”.

Batıkent Birlikteliği adına Cumhuriyet Kadınları Derneği Batıkent yöneticisi Döne Türkeri de şu konuşmayı yaptı:

“-Gündem hala aynı, Uğur Mumcu hala yolumuza ışık tutmaya deva ediyor, 1960 larda yazdığı, yetmişlerde, seksenlerde ve aramızdan ayrıldığı gün kadar yazdıkları hala güncelliğini koruyor, çünkü oyuncular değişiyor sadece, oynatanlar aynı.

Anneler ve abalar, çocuklarını sokak ortalarında eşkıya çetelerince öldürülsünler diye yetiştirmediler”  derdi Uğur Mumcu, çok şehitler verdik vatan topağına, vermeye de devam ediyoruz, “bir gün bunların hesabı sorulacaktır” dedi, soracağız diyoruz inançla.

“Devlet koltuklarına dayanarak kabadayılık yapanları, sanık sandalyesinde göreceğiz, bir gün” dedi.

Az da olsa görüyoruz sanık sandalyesinde, kabadayıları; mızrak çuvala sığmadığında.

Bu gün Türkiye’de Türk’ü Kürt’e, Kürt’ü Türk’e;

Alevi’yi Sünni’ye, Sünni’yi Alevi’ye;    Müslümanları laiklere, laikleri de Müslümanlara düşman eden bir siyaset izleniyor. Bu siyaset Kürt terörizmi ve İslamcı terör ile destekleniyor.

Bir toplum böyle çöker işte. Devletin yerini kaba kuvvet alır, susulur!  Yasanın yerini din alır, korkulur! Yolsuzluklar, cinayetler birbirini izler, eller kollar bağlanıp götürülür. Vuran vurur, öldüren öldürür ve bütün bunlardan sonra, bir çete gelir ve devleti teslim alır.

Çete devleti şimdilik teslim alamadı, kırk yıldır devletin kılcal damarlarına kadar sızan, sızdırılan çete çökertildi, TBMM den de temizleneceği günler gelecektir. Kandırıldık diyen hükümet yöneticileri, devletin el koyduğu öğrenci yurtlarını bu seferde başka tarikat ve dinici yapılanmalara teslim ediyorlar.

Biz bu topraklarda Milli Bayramların yasaklandığı, bu devletin kurtarıcısı, kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ümüzün anıtlarına çiçek konulmasının yasaklandığı günleri gördük. Bizler Batıkent’li Atatürkçüler bu yasaklara hiç uymadık. Bütün milli bayramlarımızda ve anma törenlerimizde Atamızın huzurundaydık yanımızda, önümüzde kalbimizde Uğur Mumcu’yla. Atatürkçülük, yük olur diye bırakılıp, gereğinde taşınan bir emanetçi bavulu değildir. Atatürk’ün antiemperyalizmine dönmek, elli yıl geriye dönmek değil, yüzyıllarca ileriye yönelmek demektir.

Ekonomik buhrandayız, milli olan pek bir şeyimiz kalmadı. Tohum ithal, yem ithal, et ithal, saman ithal, temel gıda maddelerimiz buğdayın, çoğunu ithal eder olduk.

Emperyalistlerin şımarık oğlanı Yunanistan adalarımızı işgal etmeye başladı bile. Tüccar kafasıyla geldik bu günlere, peki nasıl kurtuluruz? Milli değerlerimizi planlı üretim ekonomisiyle işleyerek, dışa bağımlılığı en aza indirip dünya piyasalarında söz sahibi olarak kurtuluruz.

Uğur Mumcu daha yirmili yaşlarında bir yazısında, Türkiye bundan sonra nasıl bir yol izleyecektir? 1929 dünya ekonomi bunalımını, Atatürk’ün “planlı devletçilik” uygulamaları ile atlattık.

1950 lerden bu güne hangi sistem hangi uygulama ve hangi model ile geldik? Herhalde üzerinde tartışılması gerekli en önemli konu budur” dedi.

Yasalarımız dine dayalı esaslar üzerine şekillendirilirken; imam nikâhı medeni nikâhın önüne geçerken; meleler din adamı unvanı verilip devletin cebinden maaşa bağlanırken; medeni yaşam kadın cinayetleriyle ilkel toplumlara dönüşürken; dini eğitim anaokullarına sokulurken; din adına devletin bütün kurumlarına eğitimden yargıya, emniyetten orduya umursuzca yerleştirilmiş bir Amerikan uşağı çete devleti ele geçirmeye çalışırken daha dün bizi uyarmıştı 15 Ocak 1976

“Ben Atatürkçüyüm, ben Cumhuriyetçiyim; ben laikim, ben antiemperyalistim; ben tam bağımsız Türkiye’den yanayım; ben insan hakları savunucusuyum; ben terörün karşısındayım; ben yobazların, hırsızların vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım”…

Seni unutmayacağız Uğur Mumcu”.

Bu törenden sonra katılımcılar, Yenimahalle Belediyesinin araçları ile Karlı Sokaktaki Uğur Mumcu ailesinin evinin önündeki törenlere gidildi.

Mumcu Ailesinin evlerinin önünde, Uğur Mumcu’nun katledildiği yerde binlerce Ankara’lı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçtaroğlu, eşi Selvi Kılıçtaroğlu ve partili arkadaşları ile çelenk koyup aydınlığı sembolize eden mumlar yaktılar.

Cevat KULAKSIZ – 24 Ocak 2018

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

ugur mumcu etkinligi1

ugur mumcu etkinligi2

ugur mumcu etkinligi3

ugur mumcu etkinligi4

ugur mumcu etkinligi5

Yazarlar

Sunny

26°C

Istanbul