bulent esinoglu

Dengeler Amerika’yı haraca zorluyor!

Dünyada yapılan üretimin ağırlığı Asya’ya geçtikçe, ABD ve AB ülkelerinde bölüşümden kaynaklanan sorunlar ortaya çıkıyor.

Asya’da, Çin’de üretilen ürünün karşılığı olan kağıt (referans değer) paranın Amerikan Merkez Bankasında basılıyor olması finans terörünün temel kaynağı oluyor.

Artı Değer gibi kapitalizmin yapısal unsurları üzerinden sürdürülen sömürü yerine, dolar spekülasyonları üzerinde yürütülen sömürü mekanizmaları, zor kullanılmadan sürdürülemiyor.

Son Katar ve Suudi Arabistan olaylarında gördük ki, ABD doğrudan haraç alma yoluna gitmektedir.

Suudi Arabistan’a sen 9/11 terör olaylarına dahil oldun diye, Suudilerin 750 milyar dolarına el koymuştu.

Gene Suudileri kullanarak, Katar’ı ablukaya alıp, sen teröre destek verdin diye, 12 milyar dolarlık askeri teçhizat satmış oldu.

Mafya haracını aldıktan sonra, belli bir süreliğine sesini keser.

Amerika kapitalizmin işleyen kuralları üzerinden gelir elde etmek yerine, artık haraç yoluyla geçimini sağlama yoluna gittiği görülüyor.

Bir başka ifadeyle kapitalist emperyalizm, klasik sömürü mekanizmalarıyla artık yol alamıyor.

İki temel tedbir geliştirmeye çalışıyor. Elindeki kuvveti doğrudan haraç için kullanmak. İkincisi ise, patron temsilcileri yerine, doğrudan patronları devletin başına taşıyarak.

Fransa’da çok uluslu şirketin patronunu, Macon, Ukrayna’da, çikolata kralı Proşenko’yu, Amerika’da Emlak Kralı Trump’ı iktidara getirmiş oldular.

Ticaretin patronu; siyaset, diplomasi, devletler arası ilişki gibi zaman alıcı işlemlerden zaten hoşlanmaz.

Patronların temsilcisi devletin başına taşınınca, o temsilci çok uluslu şirketlerin çıkarlarını dengeliyordu. Amerikan Derin Devletiyle patronların arasında bir çatışma olmuyordu.

Ancak, patronlardan birinin, devletin başına geçmesi durumunda, derin devletle, o patron arasında sorunlar çıkıyor. Çünkü derin devlet sadece bir patronun değil, tüm patronların derin devletidir. Tüm çok uluslu şirketlerin çıkarlarını temsil eder ve güvenliğini sağlar.

Trump’ın hem kendi derin devleti ile sorunlar yaşaması, hem de dış dünyadan Amerikan çıkarlarını sağlamasında, derin devlet engeline takılması bundandır.

Ülkelerin şehir devletlere dönüştürülmesi, basılacak paranın tek para(dolar) olması 350 Amerikan kökenli çok uluslu şirketlerin temel stratejisidir.

Ancak bunun dışında 150 adet diğer ülkeler kökenli çok uluslu şirketler vardır.

Bir örnek olsun diye ifade edelim. ABD ve AB Rusya’ya ambargo uyguluyor. Almanya’daki çok uluslu bir şirketin çıkarlarına aykırı olmasına karşın, emperyalist çıkarlar adına bu karara uyuyor. Ancak belli bir süre sonra, bu ambargodan yarar gören Amerikan çok uluslu şirketi başka bir çıkara daha yöneliyor. Söz konusu bu çıkarda, Alman çok uluslu şirketinin çıkarına karşı olunca, işler sarpa sarıyor.

Merkel’in son zamanlarda, “Dostlarımıza güvenmiyoruz, kendi işimizi kendimiz yapacağız” demesi bundandır. “İran ile Türkiye bölgede birlikte hareket etsin” demesi bundandır.

Almanya haraç sitemine karşıdır. Kapitalizmin yapısal kuralları üzerinden sömürmeyi yeğler.

Zbigniew Brzezinnki’nin dediği değil de, Rusya’nın strateji uzmanlarından Primakof’un dedikleri çıkıyor. “Bölgede Almaya, Rusya ve Türkiye birlik olmalıdır”

Bülent ESİNOĞLU - 18 Haziran 2017 - Ulusal Kanal

ABD Stratejik Dusman!

Son Yazılar

Cloudy

13°C

Istanbul