bekir coskun

Korku geride kaldı…

Zaman zaman kıyısından köşesinden çağdaş dünyaya girmeyi deniyor…

Olmuyor…

*** *** ***

Batı dünyasının saraylarındaki gibi bir menü olsun istedi…

“Ejder meyveli smoothie chia tohumu eşliğinde” koydular menüye…

Kıyamet koptu…

Binden fazla eleştirel makale yazıldı…

Muhalefet liderleri kürsülerde, meydanlarda dillerine doladılar…

Mecburen “Ezogeline” dönüldü…

*** *** ***

Atatürk çok iyi bir süvariydi…

İsmet Paşa çok iyi ata binerdi…

Henüz tıfıl muhabirken İsmet Paşa'nın Atlı Spor Kulübü'nde bir yarışı izlerken tam arkasına oturmuştum…

Gözleri atları seçemiyordu, birisi ona anlatıyordu, o derece hayrandı atlara…

Bu “Ben de binerim” dedi…

At gitti, zat kaldı…

Olmadı…

*** *** ***

Modern dünyanın devlet adamları birkaç dil bilirler…

Bu “Ben de konuşayım” dedi…

“Van minit” dedi…

Az daha savaş çıkıyordu…

Yine olmadı…

*** *** ***

Kimliğinde-kişiliğinde yoksa, zorla olmuyor…

İşte demokraside…

Göstermelik bir demokrasi yüzünden; iki-üç saatte tüm ülkenin oyları sayılıp kazanan açıklanırken, İstanbul'un oylarını saymak tam 16 gün sürdü…

Ve 17 gün sonra halkın seçtiği belediye başkanına mazbatasını verdiklerinde ikinci bir bayram yaşadı Türkiye…

Her eve bir mazbata verilmiş gibi oldu…

On binlerce kişi sokağa döküldü, mazbatayı almaya beş bin kişi gitti, davulcuyu uyandırıp getirdiler…

Milyonlar birbirlerini kutladılar, tanışmayan insanlar sarılıp öpüştüler, evlerden çığlık sesleri geldi…

Bu ülke için gerektiğinde canını verebilecek cumhuriyetçilerin kararlı direnişi olmasaydı, eminim mazbata falan yoktu… Bu kez de:

Demokrasi varmış gibi yapmak istemişti…

Olmadı…

*** *** ***

Cumhuriyete gönül vermiş insanlar uyandılar usta…

Gerçek demokrasiye ulaşana kadar nöbet yerlerini aldılar…

Pısırık, sessiz, korkulu, sinmiş günler geride kaldı…

Bekİr COŞKUN – 19 Nisan 2019

Yazarlar

Makale Görünüm Sayısı
53677060