baris doster

Kafkasya'da neler oluyor?

Türkiye, Zeytin Dalı Harekâtı’na odaklanmışken, geçtiğimiz haftalarda bir kez daha sözde soykırım iddiaları gündeme geldi.

Bu kez sözde soykırımı tanıyan ülke Hollanda oldu. Ardından Ermenistan, Türkiye ile 2009’da imzaladığı, ilişkilerin normalleştirilmesine ilişkin protokolleri iptal etti. Hollanda’nın kararı, hep vurguladığımız üzere, şu gerçekleri bir kez daha ortaya koydu:

1) Soykırım iddiaları, tarih ve bilim değil, siyaset meselesidir.

2) Sorun Türkiye ile Ermenistan arasında değil, Türkiye ile emperyalizm arasındadır.

3) Emperyalizm, Ermeni meselesi üzerinden, Kurtuluş Savaşı’nın siyasi, ideolojik temellerini, antiemperyalist yönünü ortadan kaldırmak istemektedir.

4) Bu sayede Milli Mücadele’yi soykırım, etnik temizlik, Atatürk’ü de soykırım suçlusu olarak göstermeye çalışmaktadır.  

Konuyu daha iyi kavramak için şu soruları sormak zorundayız: Ermeni tehciri, 1915’te gerçekleştiği halde, niçin 1965’te, yani tam 50 yıl sonra batıda gündeme getirildi? Asala terör örgütü niçin en büyük desteği batıdan aldı? Asala terörü biter bitmez, PKK terörünün başlaması tesadüf müydü? Batı, Türkiye’nin Ermeni iddialarını kabul edip, tanımayı, tazminatı kabul etmesini, Ermenistan’dan özür dilemesini isterken, Sırpların Boşnaklardan, Dağlık Karabağ’daki işgali nedeniyle Ermenistan’ın Azerbaycan’dan özür dilemesini niçin talep etmiyor? Diyarbakır’da PKK terör örgütünün bayrağı altında halay çeken büyükelçiler, niçin Türkiye’nin bölünmesi, parçalanması, karışması için çalışıyorlar?

ERMENİSTAN ÜZERİNDE RUSYA – ABD REKABETİ…

Türkiye’nin sözde soykırım iddiaları üzerinden sıkıştırılması, diğer boyutlarının yanında, Ermenistan üzerindeki ABD - Rusya rekabetiyle de ilgili. Ermenistan’da şu an Rusya daha etkili. Rus üsleri var. Bu, Rusya’nın ekonomik ve siyasi ağırlığını da artırıyor. Ermenistan, adeta Rusya’nın Kafkasya’daki uzantısı, üssü olarak görünüyor. Erivan, Dağlık Karabağ konusunda Rusya’nın tercihinin ne denli önemli olduğunun bilincinde. Askeri düzlemde Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü’nün üyesi. İktisadi düzlemde, bölgede gümrük birliğine benzer bir yapılanma olan Avrasya Ekonomik Birliği’nin üyesi. Bunlar da Rusya’nın Ermenistan üzerindeki nüfuzunu geliştiriyor.

Ermenistan, ABD ile bağlarını ise diaspora ve ekonomik yardımlar üzerinden sürdürüyor. Yeni seçilen cumhurbaşkanı Armen Sarkisyan da ABD ve İngiltere’yle ilişkileri güçlü, Londra’da ülkesini temsil etmiş, bir akademisyen ve iş adamı. Bilişim ve enerji sektöründe ortaklıkları, danışmanlıkları var. 3 milyon nüfusu olan Ermenistan halkının büyük bölümü yoksul. Ülkenin denize çıkışı yok. Yeraltı zenginlikleri açısından fakir. Azerbaycan ve Türkiye’yle sınırları kapalı. Gürcistan’la da ilişkileri şeker renk. Bölgedeki enerji dağıtım projeleri ve güzergâhlarından dışlanıyor. O yüzden Rusya’nın, sonra da İran’ın Ermenistan üzerindeki etkisi artıyor. Dahası, Suriye’deki iç savaş sonrasında bu ülkedeki Ermenilerin bir kısmı Ermenistan’a göçtü. Bu da Ermenistan üzerindeki ekonomik yükü artırdı. Suriye’den gelen Ermenilerini bir bölümü, Ermenistan işgalinde olan Azerbaycan toprağı Dağlık Karabağ’a yerleştirildi.  

AZERBAYCAN’IN DİPLOMATİK HAMLELERİ…

Kafkasya’nın en zengin ülkesi Azerbaycan’da ise ülke topraklarının beşte birini oluşturan Dağlık Karabağ’ın işgal altında olması, ülkenin en temel sorunu. Her ne kadar işgal sonrasında bir kuşak, toprağından uzakta büyüse de, konu gündemden düşmüyor, önemini koruyor. Azerbaycan, hep vurguladığımız şu gerçeği unutmuyor: Köksüz olmak, öksüz olmaktan ağırdır.

Bakü, bir yandan Rusya’yla dengeleri gözetiyor, bir yandan ABD ve İsrail’le ilişkilerini geliştiriyor. Bu yakınlaşma ekonomik ilişkilere de yansıyor. İsrail’in enerji gereksinimi açısından Azerbaycan seçenek oluştururken, Azerbaycan İsrail’i askeri donanımda, gelişmiş silahlarda önemli bir tedarikçi olarak görüyor. Azerbaycan, Türkiye – İran dengesini korumaya önem veriyor. Fakat belirtmek gerekir ki, 10 milyonu bulan nüfusunun yüzde 85’i Şii olan Azerbaycan, İran’ın Şii hilali kurma çabalarına da, Türkiye’nin Sünni mezhepçi siyasetine de mesafeli bakıyor. Mezhep eksenli politikalara karşı, dış politikasında da laik ilkelerle hareket ediyor.

Azerbaycan, Rusya’nın yakın çevresinde, Ortadoğu’da, Karadeniz’de, Akdeniz’de nüfuzunu artırdığını görüyor. Baltık Üçüzleri’yle (Estonya, Letonya, Litvanya), Gürcistan’la, Ukrayna’yla sorun yaşayan Moskova, Orta Asya’da etkili. 2008’deki Rusya – Gürcistan Savaşı ile Gürcistan’dan kopan Güney Osetya ve Abhazya bağımsızlık ilan etseler de, fiilen Rusya’ya bağımlılar. Rusya bu sayede Gürcistan’ı kuşattığı gibi, ekonomik olarak da nüfuz ediyor. Dolayısıyla Gürcistan siyasetinde Rusya yanlısı güçlerin ağırlığı yeniden artıyor. Öyle ki, Gürcistan’ın, Rusya’nın öncülük ettiği Avrasya Ekonomik Birliği’ne girmesini önerenler bile var. 2017’de, savaştan sonra ilk kez Tiflis’te Rus parlamenterleri ağırlayan Tiflis, bir yandan ABD’yle ilişkilerini geliştirmeye, bir yandan da Türkiye ve Azerbaycan’la daha sıkı bağlar kurmaya çalışıyor. ABD’nin Gürcistan’ı NATO üyesi yapma çabalarına karşı çıkan Rusya, Gürcistan’ın ABD ve İngiltere’yle ortak askeri tatbikat yapmasını bir kenara not etse de, onu tamamen ABD’nin inisiyatifine bırakmak da istemiyor.

BÜTÜNCÜL BİR AVRASYA SİYASETİ ŞART…

Türkiye’nin tutarlı bir Avrasya siyaseti yok. Kafkasya siyaseti de yok. Ermenistan ile imzalanan protokoller, Azerbaycan’ın tepkisini çekmekten başka sonuç doğurmadı. Ankara, ŞİÖ üyeliğini batıya karşı geçici bir koz, taktik bir adım olarak görüyor. NATO, AB, ABD ile gerilim yaşayınca, dillendiriyor. ŞİÖ’yü yönetenler, Rusya ve Çin de bunu görüyorlar zaten. O yüzden Rusya ve Çin’le olan güçlü ekonomik ilişkiler, dış ilişkilere o ölçüde yansımıyor.

Emperyalizm Ortadoğu’yu enerji çıkarlarına, mezhepsel ve etnik kimliklere göre; Latin Amerika’yı Katolik kilisesinin örgütlenme şemasına göre böldüğü gibi, Rusya’yı, Çin’i, Orta Asya’yı, Kafkasya’yı, Türkiye’yi de bölmek istiyor. “Reform” adı altında yapılan düzenlemelerle çokuluslu şirketlerin yatırım alanları, kâr sahaları gözetiliyor. İnsan hakları, demokrasi, özgürlük gibi değerli kavramlar kirletiliyor, kullanılıyor, tahrip ediliyor, araçsallaştırılıyor.

Kıssadan Hisse: Emperyalizm; böl, parçala, yönet siyasetinden asla vazgeçmez.

Barış DOSTER – 08 Mart 2018

Yazarlar

Mostly cloudy

27°C

Istanbul