vatan_yahut_silivri_muyesser_yildiz9_225

Çalışan Gazeteciler Silivri'de!

Yarın Çalışan Gazeteciler Günü... Bu anlamlı günde yıllardır Silivri’de tutulan meslektaşlarımızın yanında olacağım. Sadece ben değil, Silivri’nin eski tutsakları Soner Yalçın, Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu da...

Gazeteciler gününü duruşma salonunda tutsaklara destek vererek kutlayacağız. Ayrıca Gazetecilere Özgürlük Platformu, Silivri Nöbet Çadırları'nda bir panel düzenlenecek. Zafer Atay, Ercan İpekçi, Arne König, Soner Yalçın ve Av. Erol Aras gazetecilerin sorunlarını anlatacak.

Ne yazık ki ülkemizde gazetecilik ve gazeteciler en kötü dönemini yaşar hale geldi . Artık sadece yazmamız değil, neredeyse düşünmemiz bile engellenmek isteniyor. Toplumun feneri olan gazeteciliğin bu darboğazdan kurtulmasının ilk koşulu, çağdaş anlamda sendikalaşma ve tam bağımsız örgütlenmedir. Bugün ülkemizde tüm çalışanlar gibi gazeteciler de vicdanı ile cüzdanı arasında tercihe zorlanmaktadır. Bu Türkiye’ye yakışan bir tablo değildir.

Artık bir çalışan gazetecilerimiz var, bir de bavulcu gazetecilerimiz... Hem mesleğimiz açısından hem de ülkemiz açısından tarihi bir anlam taşıyan bu tabloyu anıtlaştırsak yeridir. Keşke meslek örgütlerimiz Silivri’nin orta yerine bir Çalışan Gazeteciler Anıtı dikse!..

Yarın Silivri’deki herkese, özellikle Silivri’den çalışan gazetecilere sevgi ve selamlarınızı götürüp sizlerin de bavulcu değil, çalışan gazetecilerin yanında olduğunuzu söyleyeceğim.

Silivri, Hasdal, Hadımköy ve Maltepe’ye kucak dolusu sevgiler...

Müyesser YILDIZ - 09 Ocak 2013
http://www.facebook.com/MuyesserYildiz

***********************************************
Müyesser’in Not Defterinden :

Zerdüştlerin “Hac” Mevsimi!..


BDP’liler İmralı’ya gitmek için sıraya girdiler, “Biz de gitçeeez, biz de gitçeez” diye cıvıldaşıyorlar. Sadece onlar değil, Kandil ve Brüksel’deki PKK’lılar da bekliyor.

Başbakan Erdoğan çok değil, birkaç ay önce “Zerdüştler” diyordu.

Anlaşıldı; “Zerdüştlerin hac mevsimi” başladı!..

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş da “BDP’nin İmralı sürecinde postacı değil, muhatap olduğunu” söylemiş. Ona ne şüphe efendim; postacılığı MİT görevlilerinin yaptığını Oslo sürecinde öğrendik!..

*** *** ***
Mütareke Tablosu!..

Yeni Şafak Gazetesi’nin Ankara Temsilcisi Abdülkadir Selvi, “yeni sürecin bilinmeyenlerini” yazmış. Şatafatlı, uzun cümlelerden ayıklayıp, maddeleştirirsek, şunlar olmuş ve şunlar olacakmış:

-İmralı ve Ankara PKK’nın tasfiyesi için değil, çözüm için işbirliği yapıyormuş. (Demek PKK partisi kurulacak)

-MİT Müsteşarı Hakan Fidan, İmralı'da Öcalan'la görüşürken, aynı tarihlerde, MGK toplantısından sonra MİT'ten 4-5 kişilik bir heyet Kandil'de görüşmeler yapmış.

-İmralı’ya gitmek üzere 9 isim arasından Ahmet Türk'le Ayla Akat seçilmiş. BDP Eş Başkanları Selahattin Demirtaş ile Gültan Kışanak başta olmak üzere buna itiraz edilmiş. İsim krizine Kandil el koymuş ve bu iki ismin gitmesi sağlanmış.

-PKK’nın Kandil’deki teröristbaşlarına artık "çelik kadro" diyorlar. İşte 50 kişilik bu "çelik kadro" Avrupa’ya gönderilecekmiş. Kalanların da Türkiye’ye dönüp, siyaset yapması sağlanacakmış.

-PKK’lıların sınırların dışına çekilmesi sırasında "can güvenliklerini" sağlamak için "barış/gözlem gücü" kurulacakmış. Bu "barış gücünde" güvenlik görevlileri, MİT ve siyasi parti temsilcileri olacakmış.

-Mütarekenin yeni başkenti Oslo değil, Erbil olacakmış.

"İnşallah doğru değildir." demekten başka sözüm yok. Bilgilerinize sunulur.

Yazarlar

Mostly clear

17°C

Istanbul