turkiye cumhuriyetini kuran turkiye halkina turk milleti denir225 

Çözülmekte Olan Kürt Sorunu mu, Ülke mi?

Bilimsel sosyalist ideolojinin başlıca temelle­rinden biri diyalektik düşünme yöntemidir.

Bu yöntem de öncelikle irdeleyici akıl demektir.

İrdeleyici akıl, herhangi bir sorunu bütün yön­leriyle, içerebileceği tüm olasılıklarla ele alır.

Ozdeyişsel, yüzeysel değil, açıklayıcıdır.

Suçlayıcı değil, saptayıcıdır.

Duygusal değil, adı üstünde, akılcıdır.

Son günlerde, açılım adı verilen süreçlerde, bü­tün bunların tam tersi yaşanıyor.

Kürt sorunu denilen sorunun çözümü konu­sunda kuşkuların mı var? Demek ki barışa kar­şısın.

Analar ağlamasın deyişini fazlaca duygusal, da­ha doğrusu duygu sömürücü, yüzeysel ve içeriksiz mi buluyorsun?

Demek ki sen anaların ağlamasını, art arda ta­butlar gelmesini istiyorsun vb…

Bu türden suçlama ve yakıştırmalar, sıradan bir akla bile aykırı, şaşırtıcı bir bilinçsizlik ve düzeysizlikle tekrarlanıp duruyor.

Bunu, kendi amaçları doğrultusunda, kasıtlı olarak yapan iktidar çevreleri ve yardakçıları için bu söylediklerimiz hafif kalır.

*** *** ***
Kürt sorunu nedir?

Kürtler ayrı bir devlet mi kurmak istiyor?

Türkiye federasyonlara mı ayrılacak?

Dedikodular, söylentiler, tahminler birbirine ka­rışıyor ve zaten karışık olan akılları büsbütün ka­rıştırıyor.

Bir yanda analar ağlamasıncılar…

Yanı sıra, verelim gitsinciler…

Şaşırmış, kafası karışmış, sonuçta da belki düşünmemeyi yeğleyen, kurtuluşu tepkisizlikte bulan bir toplum.

Bu tabloyu büyük olasılıkla ellerini ovuştura­rak izleyen emperyalist güçler.

*** *** ***
Bugünkü siyasal iktidar neden barış istesin?

Mayasında savaşçılık, tekçilik, dogmatizm olan bir dünya görüşünün barışçılığına nasıl ina­nılır?

Kürt sorunu ne oranda etnik, ne oranda eko­nomik, ne oranda yapay bir sorundur?

Bilim, etnik kavimleşmeden ulusal devlete ge­çişin bir üst aşama olduğunu söylüyor.

Türkiye’de büyük çoğunluğuyla yoksul, yine büyük çoğunlukla kendilerinden farklı etnik kö­kenlerden insanların yaşadığı bölgelerde, büyük şehirlerde, onlarla kaynaşık olarak yaşayan Kürt kökenli ahali, böyle bir aşamaya mı ulaştı?

Kürtler, ayrı bir devlet, ayrı bir federasyon için­de yaşamayı mı, yoksa Türkiye’nin herhangi bir yerinde, özellikle de ekonomik bakımdan daha zengin bölgelerde yaşayıp iş güç sahibi olma­yı, çocuklarına iyi bir gelecek sağlamayı mı yeğ­liyor?

Bir seçim yapma ikilemiyle karşılaşsalar, han­gisini yeğlerler?

Bir parçası olduğumuz coğrafyada, farklı ulus devletler kapsamındaki Kürt unsurların bir ara­ya getirilerek bir Kürt devleti kurulması tasarımı, ırkçı bir tasarım değil midir?

Bunun bir zamanların pantürkizminden ne far­kı var?

Yine son zamanlarda dile getirilen İslam şem­siyesi kavramı, solcu, laik Kürtleri tedirgin etmiyor mu?

Bütün bu oluşumların, oldubittilerin gerisinde emperyalist bir elin, emperyalist çıkarların ola­bileceği akıllara gelmiyor mu?

*** *** ***
Bizler, bu gibi soruları soranlar, emperyalist kan dökücülük Irak’ı mezbahaya çevirmekteyken ka­rarlılıkla karşı çıkmıştık.

Bugün de, Suriye halkına yaşatılmakta olan­lardan acı duyuyoruz.

Günümüz siyasal iktidarının, geçen yüzyıl başında İttihatçıların ülkeyi savaşa sürükleme­si gibi, ülkemizi Suriye ve İran’a karşı bir savaş cehennemine sürükleyebilecek olmasının kay­gısını, tedirginliğini yaşıyoruz.

Duygu sömürücüsü savsözlerin, demagojik çı­ğırtkanlıkların gerisinde, emperyalizmin kirli he­saplarının gizlenmesinden, bugün önlendi denilen kan dökücülüğün beş beterine sürüklenme ola­sılığından korkuyor, kuşku duyuyoruz.

Analar, babalar, kardeşler ağlamasın. Gaze­te sayfaları, TV ekranları tabut görüntüleriyle do­lup taşmasın.

Fakat bunun bedeli, bütün bir ülkenin ağlaması, Türkiye Cumhuriyeti’nin cenazesinin kaldırıl­ması olmamalıdır.

Çözülmekte olan Kürt sorunu mu; yoksa hangi etnik aidiyetten olursak olalım hepimizin varlığımızı, kimliğimizi, uygar yurttaşlar olma onu­rumuzu borçlu olduğumuz, laik, çağdaş ulus dev­letimiz, Türkiye Cumhuriyeti mi?

Üzerinde ısrarla düşünmemiz gereken ya­şamsal sorun budur.

Ataol BEHRAMOĞLU - 27 Nisan 2013 - Cumhuriyet

Yazarlar