macron putine2 1

Macron savaş riskine dikkat çekti!

Atlantik kampı çatır çatır çatırdıyor. Özellikle Trump’ın başkan seçilmesinden sonra ABD-Avrupa ilişkileri kopma noktasına doğru gidiyor.

Bakmayın siz; bu emperyalist ülkeler birbirini ısırmaz, anlaşırlar demeyin. Aksine kapitalist/emperyalist ülkeler arasında işbirlikleri geçici, çelişme ve çatışma süreklidir. Biri birinin ayağına basmayadursun hemen silahlar çekilir, misillemeler yapılır ve kavga öylesine büyür ki etkisi bütün dünyayı sarar. Yaşanan iki büyük emperyalist savaş buna örnektir.

EKONOMİK SAVAŞ!

Elbette bir dünya savaşına gittiğimizi söylemiyorum, ama bölgesel savaşların giderek kızıştığı bir dönemde küresel çapta yaşanan ekonomik krizin artık “ekonomik savaş” olarak adlandırıldığı bir döneme giriyoruz.

Liberation gazetesinin haberine göre Macron az sayıda gazetecinin bulunduğu bir ortamda Trump’ın bu çıkışını değerlendirmiş. Haberin başlığı ilginç: “Macron Trump’ın milliyetçiliğine karşı çıktı ve savaş riskine dikkat çekti”. Macron demiş ki: Trump, dünyadaki dengesizliklere karşı “en kötü yola başvurdu, yani parçalayarak, ticari ve ekonomik milliyetçilik yaparak”. Bir de François Mitterrand’ın şu cümlesini aktarmış: “Milliyetçilik savaştır”. “İşte 30’lu yıllarda tam da bu olmuş” diye eklemiş. Bir gün önce de Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) Paris’te yapılan toplantısında konuşan Macron “Avrupa kıtası bunu yaşadı ve bedelini ödedi. Kısaca genel savaşa dönüşen bir ticari savaşı seçtik” . Burada bir parantez açmalıyım : Elbette Mitterrand’ın «milliyetçilik» anlayışı ile mazlum ülkelerin milliyetçiliği aynı şey değildir. “Örneğin, bugün ABD milliyetçi değildir, yalnızca emperyalisttir.  Amerika’nın “milli çıkarları” yoktur, emperyalist çıkarları vardır. ” (Alp Hamuroğlu, Teori dergisi, Şubat 2014).

AVRUPA’DAN MİSİLLEME!

Amerika’nın AB, Kanada ve Meksika’dan ithal ettiği çeliğe yüzde 25, alüminyuma yüzde 10 gümrük vergisi uygulama kararı özellikle Avrupa’da bomba etkisi yaptı. Avrupa bunu bir “ekonomik savaş” olarak algıladı ve hiç zaman kaybetmeden misilleme kararı aldı. Madem, sen benim çeliğime, alüminyumuma gümrük vergilerini artırıyorsun, ben de senin tütününe, kot pantolununa, viskine hatta portakal suyuna ek gümrük vergisi getiriyorum dedi. Kanada da aynı yollarla tedbirler alacağını açıkladı.

ABD ise pusuda kalmaya devam ediyor, henüz pusudan çıkmadı; elinde çok daha önemli bir koz var: Alman arabalarına koyacağı ek gümrük vergisini heybede tutuyor. Bu yüzden Almanya Trump’ın bu son çıkışına karşı, AB’nin ortak kararlarını savunmakla birlikte daha temkinli davranıyor diyebiliriz.

En sert açıklama ise Trump’ın dostu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’dan geldi. Macron Trump’a “hata yapıyorsun” üstelik yaptığın iş “yaşa dışı” dedi. Sadece açıklama yapmakla kalmadı, bunları telefonda da söyledi.

TRUMP KAYBEDECEK !

Liberation’un haberinde, Macron’un rahat olduğunu Trump’ın bu “ekonomik savaşı” kaybedeceğini ifade ettiğini yazıyor. Macron “Trump, Paris İklim Anlaşması konusunda kaybetti. Çünkü biz güçlü ve kararlı bir tavır aldık” diyor. Aynı şekilde Trump’ın Çin ve Rusya’nın da desteklediği “İran ile 2015’te yapılan nükleer anlaşmayı da ortadan kaldıramadığını” söylüyor. Biz diyor Macron “Sadece kendi çıkarlarımızı değil Dünya Ticaret Örgütü’nü de savunuyoruz”.

Almanya ve Fransa’nın başını çektiği Avrupa ABD’nin ekonomik dengeleri altüst eden bu çıkışına, Batı Asya ve Doğu Akdeniz’de İsrail ile birlikte giriştikleri provokasyonlara ve savaş kışkırtıcılığına karşı çıkarak ve ancak Asya’ya yönelerek, Çin, Hindistan, Rusya ve Batı Asya ülkeleriyle karşılıklı yarar temelinde bir ilişki geliştirerek barışa yelken açabilir. Aksi taktirde Atlantik içinde çırpınarak boğulacaktır.

Ali Rıza TAŞDELEN – 04 Haziran 2018 - Aydınlık Paris

Yazarlar

Mostly cloudy

8°C

Istanbul