David de Rothschild Emmanuel Macron2

Macron’un dış politika çıkmazı!

Fransa her yıl Ağustos sonunda düzenlediği geleneksel Büyükelçiler Konferansı Salı günü Paris’te toplandı.

Fransız dış politikasının yol haritasının konuşulduğu konferansa dünyanın dört bir yanındaki 170 büyükelçi ve dışişleri bürokratları katıldı. Konferansın açış konuşmasını Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron  yaptı.

Macron konuşmasında sık sık Fransa’nın kendine özgü dış politikasından ve ülke bağımsızlığından bahsetse de, Atlantik’in kaygan zemininde patinaj yapıp durdu.

MADURO DİKTATÖR, KUZEY KORE SORUMSUZ!

“Fransa’nın bir numaralı önceliği İslamcı terörle mücadele etmektir” diyen Macron, ABD emperyalizminin saldırı ve provokasyolarına direnerek, ülkesinin bağımsızlığını savunan Venezüela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu “diktatör” olarak niteledi. Kuzey Kore’nin “sorumsuz davrandığını “ belirterek, Kuzey Kore’ye karşı “Japonya ile dayanışma içinde olduklarını” açıkladı.

Konuşmasının uzun bir bölümünü Avrupa Birliği’ne (AB) ayırdı. Diğer ağırlıklı konu Suriye ve Afrika idi. ABD, Rusya, ve Çin’e konuşmasında çok az yer verdi. NATO’nun önemine dikkat çeken Macron, Rusya ile Ukrayna ve Suriye krizini çözme konusunda diyalog içinde olduklarını ifade etti.

IRAK VE SURİYE’DE BARIŞ VE İSTKRAR!

Özellikle Suriye konusuna konuşmasında önemli  bir yer verdi. Başta ABD ve Fransa olmak üzere Batı Suriye’de yenilmiş ve Esad yönetimiyle ilişki kurmanın yollarını arar duruma gelmişti. Macron’nun konuşması bu yenilgiyi nasıl kendi çıkarlarına çeviririm yönündeydi.

Macron, “Bölgede; Irak ve Suriye’de barış ve istikrara dönüş Fransa için vaz geçilmez bir öncelik” olduğunu söyledi. “Bunun için, halkın katılımının sağlandığı siyasi bir geçiş ve ülkenin yeniden inşası gereklidir” diyen Macron, “Suriye’de savaşı bitirmeliyiz, barışı kazanmalıyız. Bunun için metodumuzu değiştirmeliyiz” ifadelerini kullandı.

Emperyalist bir ülkenin şefi ve Avrupa’nın o burnu büyük, ben merkezci edasıyla “Bir gün, Fransa ve Avrupa’nın desteğiyle bir hukuk devleti kurulacak, suçluların, özellikle de yöneticilerin yargılanmasına katkı sunulacaktır.” diyor. Aslında yargılanması gerekenler Suriye’yi kan gölüne çeviren Obama’lar, Trump’lar, Sarkozy’ler, Hollande’lar ve Macron’lar değil midir?

OYUN DIŞI KALDIK!

Macron Astana sürecine dikkat çekerek bölgede Frabsa’nın nasıl oyun dışı kaldığını açıkladı: “Astana süreci Türkleri, İranlıları ve Rusları bir araya getirdi ve bizi dışarda bıraktı. Biz daha somut adımlar atabilirdik” dedi.

Fransa oyun dışı kaldığı Batı Asya’da yeniden oyuna girme planları yapıyor. Macron Suriye’de siyasi çözüm için ABD, Türkiye ve Fransa’nın da içinde olduğu yeni bir “Temas Grubu” oluşturmak istediklerini ve bu grubun Eylül ayında BM Genel Kurulu’da New York’ta bir araya geleceğini açıkladı.

Macron, Bölge ülkeleri ile ilişkileri geliştirme temelinde İran’a ABD’den farklı bakıyor:  İran ile varılan nükleer anlaşmayı desteklemeye devam edeceklerini söyleyen Macron, “Bu anlaşmanın alternatifi yoktur. İran’la yapıcı ilişkiler kurulması gerekir” dedi.

Fransa’nın Afrika politikasında bir değişiklik yok. Bir önceki Cumhurbaşkanı François Hollande’ın Mali ve Orta Afrika Cumhuriyeti’ne yaptığı askeri müdahalelerin doğru olduğunu ve Afrika’ya özel önem verdiklerini açıklayan Macron, 11 kişiden oluşan bir danışman grubu oluşturulduğunu söyledi.

Ali Rıza TAŞDELEN – 03 Eylül 2017 - Aydınlık Paris

Yazarlar

Mostly sunny

15°C

Istanbul