ali riza tasdelen

Avrupa’da sosyal demokrasinin iflası!

Fransız cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin sonuçlarını burada yeterince ele aldık.

Seçimlerde bir buldozer gibi merkez sağ ve sol partileri ezerek iktidara gelen (getirilen) Emmanuel Macron’dan çok bahsettik. Daha da bahsedeceğiz. Ama bu seçimlerin diğer parametrelerini özelliklede Sosyal Demokrat Sosyalist Parti’nin aldığı ağır yarayı daha yakından incelemek gerek.

Gazete sayfaları Fransa’da sosyal demokrasinin önüne geçilemez bir krizin içine girdiği ve yeniden bir yapılanma içine girmesi gerektiği gibi haber ve makalelerle dolu.

SOSYALİST PARTİ’NİN RUHUNA FATİHA...

Evet Fransa’da sosyal demokrasinin merkezi Sosyalist Parti öldü! Cumhurbaşkanı adayları yüzde 8’lerde kalarak birinci turda elendi. Milletvekili seçimlerinde ancak 31 sandalye alabildiler. Bir önceki seçimlerde 295 sandalye ve mecliste mutlak çoğunluğa sahiptiler. Cumhurbaşkanı Hollande Sosyalist Parti’nin adayı idi.

Son durum:

- Genel Sekreter -yani başkan- Jean Christophe Cambadélis partinin adayı Benoit Hamon yüzde 8’le elenince partiden istifa etti.

- Başta Savunma bakanı Jean-Yves Le Drian olmak üzere birçok bakan ve milletvekili Macron ve partisinin adaylarını destekledi.

- Sosyalist Parti iktidarının başbakanı Manuel Valls partiden istifa ederek cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Macron’u destekledi ve Meclise bağımsız aday olarak girdi.

- Partinin yenik cumhurbaşkanı adayı Benoit Hamon partiden istifa ederek “1 Temmuz” adlı hareketi kurdu.

- Partinin önceki Genel Sekreteri ve bir önceki Cumhurbaşkanı François Hollande sessizce ortadan kayboldu.

- Başsız kalan parti geçen hafta toplanarak geçici bir yönetim oluşturdu. Partinin adı dahil tüm politikaları yeniden gözden geçirilecek.

- Son olarak, Meclis’te bulunan 31 milletvekilinin oluşturduğu grubun adı “Neni Sol”. Yani partinin adı kullanılmadı.

AVRUPA’DA SOSYAL DEMOKRASİ MİADINI DOLDURDU...

Avrupa Sosyal demokrat partilerinin yaşadığı dağılma sürecine Fransa noktayı koyarak, sosyal demokrasinin artık Avrupa burjuvazisinin ihtiyaçlarına cevap vermediği gerçeğini ortaya çıkardı. Bu gün ekonomik ve sosyal krizin içinde çırpınan Avrupa, krizden çıkmanın yolu olarak eli sopalı ultraliberal partileri tercih ediyor.

Avrupa’nın en köklü Sosyal demokrat partisi olan Alman Sosyal Demokrat Partisi (SPD) 2013’den buyana sağ Merkel’in muhafazakar partisi CDU ile koalisyon ortağı. Hollanda’dan İtalya’ya, İspanya’dan Yunanistan’a kadar Avrupa’nın ünlü sosyal demokrat partilerinin yerinde bugün yeller esiyor. Hollanda’da PvdA yüzde 25’lerden yüzde 5’lere, Yunanistan’da Pasok yüzde 40’lardan yüzde 5’lere, İspanya’da PSOE yüzde 40’lardan yüzde 22’lere ve Fransa’da yüzde 40’lardan yüzde 7’lere geriledi.

Elbette bunun nedenleri daha ayrıntılı olarak ele alınmalıdır. Biz burada sadece bir durum belirlemesi yaptık.

Bugünlerde “Adalet” yürüyüşü ile gündemde olan CHP’nin Gençlik Kolları önceki Genel Başkanı Emre Doğan “Atatürk’te birleşelim” önerisinin nafile bir çaba olduğunu belirtiyor ve “Bizde sosyal demokratız diye haykırmalıyız” diyordu. Genel Başkan’ı Kemal Kılıçtaroğlu da her fırsatta “Biz sosyal demokratız, Avrupa tipi sosyal demokrasiyi savunuyoruz” tekeremesini dile getiriyor.

Biz de şu gerçeğin altını çizelim: Anavatanı Avrupa olan sosyal demokrasi, Avrupada çökerken, Sosyal demokrat CHP Türk milletine “umut” olabilir mi? Emperyalist sistemin “Sol” söylemi olan bir akım, Emperyalizmin tehdidi altında olan Türkiye’de milletin umudu olabilir mi? Emperyalist sistemin savunucusu “Sosyalist Enternasyonal”e üye olan ve hatta Ermeni Taşnak partisiyle beraber bu örgüt içinde yer alan CHP, Türkiye’de anti-emperyalist bir ulusal direnişin partisi olabilir mi ? Milyonların “Ne ABD ne AB, Bağımsız Türkiye” diye haykırdığı ülkemizde “ben AB’ye karşı değilim”, “Türkiye’yi AB’ye en iyi ben bağlarım” diyen ve bölücülüğe karşı açık tutum alamayan, aksine onlarla kolkola yürüyen ve Batı’lı emperyalistlere çağırıda bulunan bu parti, Türkiye’yi nasıl bu emperyalist saldırıdan koruyacaktır ? Bu soruları çoğaltabiliriz.

Emperyalizmin saldırısı altında olan ve bir Vatan Savaşı veren Türkiye, bu savaştan, ancak Atatürk’ün halkçı ve bağımsızlıkçı ilkeleri etrafında birleşerek başarıyla çıkacaktır.

Ali Rıza TAŞDELEN - 10 Temmuz 2017 - Aydınlık Paris

Yazarlar

Cloudy

26°C

Istanbul