Ali ERALP

Hak, Hukuk, Hak Getire!..

Türkiye cangıl ormanına döndü. Orman yasaları yürürlükte. Hem de yabanıl orman yasaları. Gücü yeten gücü yetene. Sömüren sömürene. Çalan çalana, çırpan çırpana. Altta kalanın canı çıkıyor…

Âşık İhsani boşuna “Talan var ha beyler, talan var talan…” dememiş:

Düzenbazlar ellediler devleti
Talan var ha beyler, talan var talan
Demokrasi türküleri söylenir
Yalan var ha beyler, yalan var yalan

Onun asıl sahibine tek haber
Vermeden sattılar vatanı yer – yer
Bir hiç iken iki yılda milyoner
Olan var ha beyler, olan var olan

(Âşık İhsani)

Ulusal Birlik ve  Beraberlik Girişimleri  Üzerine…

Atatürk’ün ölümünden sonra ulusal siyaset, ulusal ekonomi, ulusal eğitim, yani adı “ulusal” olan ne varsa, yerini emperyalizmin yoz, işbirlikçi, ulus devlet karşıtı uygulamalarına bıraktı.

1923 Cumhuriyet hükümetinin emperyalizme karşı “mazlum milletler”i koruyan, kollayan dış politikası giderek sömürgeci devletleri destekleyen bir politikaya dönüştü.

Örneğin 1950’den sonra iş başına gelen Demokrat Parti, “ilk icraat” olarak Kore’ye 4500 asker göndermişti. Sonra da Fransız emperyalizminin yanında yer alıp, devlet radyosundan Cezayir’in kurtuluş savaşını kötüleyen bildiriler yayınlamış, 1958 yılında da Fransa’nın atadığı kukla hükümeti tanımıştı.

İhanetin Öteki Adı: Mütareke Basını Ya da Yandaş Medya…

Okuyucularım sık sık “Mütareke Basını” nedir diye soruyorlar.

Güncel olayların öne geçmesi nedeniyle bugüne değin yazılarımda bu konuyu inceleme fırsatını bulamadım.  Şimdi yeri gelmişken kısaca değinelim.

“Mütareke” ateşkes anlamına gelir.

Osmanlı devletinin yenilgisi ile biten Birinci Dünya Savaşının sonunda “Mondros Mütarekesi” imzalandı. Silahlar bırakıldı. 30 Ekim 1918’de yapılan bu antlaşmadan sonra düşmanlar 6 Ekim 1923 tarihine kadar İstanbul’u beş yıl işgal ettiler. Bu döneme “Mütareke İstanbul’u” denir.

Yazarlar

Sunny

21°C

Istanbul