ali eralp

Seçimi Kaybederseniz, Bahşişler Size Zam Ve Vergi Olarak Geri Dönecektir…

AKP, kesenin ağzını açtı. Bir taraftan imar affı yapıyor, (tamı tamamına 13 milyon binaya tapu ve ruhsat veriyor, bunların çoğu da zengin ve yandaş);

bir taraftan esnafın vergi, trafik, sağlık borçlarını erteliyor, yapılandırıyor, bir taraftan da emeklilere bayram ikramiyesi ve yandaş çiftçilere hazine arazisi veriyor.

Ayrıca “Satılmaz” etiketli kömür torbaları ile gıda, giyecek içecek paketleri de depolarda. Bir kısmı dağıtılmaya başlandı bile.

Yani 16 yıldan beri seçimlerden önce ortaya çıkan sadaka ekonomisi de yeniden uygulama alanına kondu.

CHP yıllardan beri emeklilere bayramdan önce bir maaş ikramiye verilmesini istiyordu. Ama iktidar oralı bile olmuyordu. Hatta bu konuda CHP’yi bilgisizlikle, hayal kurmakla suçluyordu.

Ahmet Davutoğlu, “Karşılığı olmayan vaatler… Kimin cebinden veriyorsun o parayı?”

Faruk Çelik, “Gayri ciddi bişeydir. Bunun karşılığı nerede? Mümkün olmayan bir vaat…”

Mehmet Şimşek, “Kaynağı nereden bulacaklar… Hangi vergileri artıracaklar… Hangi harcamaları kısacaklar… Kimden borç para alacaklar… Bütçe açığını patlatmadan, Türkiye'yi bir krize götürmeden bu taahhütleri yerine getirsinler Nobel ödülünü hak ederler… Bekâra karı boşamak kolay. Bunu yapsınlar, Ben de oyumu CHP'ye veririm…”

Mehmet Şimşek’i CHP’ye oy atmaya bekliyoruz şimdi.

Anlaşılan o ki AKP ilk kez bir seçimde bu kadar çok sıkışmış… İlk kez bu kadar çok korkuyor. Çünkü muhalefet de ilk kez bu kadar kararlı ve doğru çalışmalar yürütüyor, doğru önlemler alıyor, doğru yöntemler kullanıyor…

Yıllardan veri söyleye söyleye dilimizde tüy bitti: “Birleşin, bütünleşin… Seçim hilelerini denetim altına alın…” Şimdi sağlam adımlarla ilerliyorlar. Doğru yoldalar…

Muhalefetin bu kararlı, cesur, kendinden emin dik yürüyüşü iktidarı çok korkuttu. Ve çılgınlar gibi onu para saçmaya zorladı…

Peki, 16 yıldan bu yana neden bunları yapmadınız? Elinizi tutan mı vardı? Bütün bu yardımları yapabilmek için 2018 seçimlerini neden beklediniz?

Hani bu şeker fabrikaları falan da sakın bu sebil için yok pahasına yandaşlara satılmış olmasın, ne dersiniz?

Peki, bütün bu rüşvetler, bu bahşişler sizi kurtaracak mı ey iktidar? Gene koltuklarınıza oturup, rahat rahat saltanızı sürdürebilecek misiniz? Seçilebilecek misiniz?

Seçilseniz bile iktidarınızı uzun süre devam ettirebilecek misiniz? Ben hiç sanmıyorum.

Ne demiş Orhan Veli?

Cep delik, cepken delik / Kol delik, mintan delik,

Yen delik, kaftan delik / Kevgir misin be kardeşlik!

Türkiye’yi kevgire çevirdiniz…

Ne fabrika bıraktınız, ne orman; ne tarım bıraktınız, ne hayvan? Ne kömür bıraktınız, ne kara elmas… Yerin yüzlerce metre altında madencilerin ölümüne neden oldunuz, kılınız kıpırdamadı…

İğneden ipliğe her şeyi dışarıdan alıyoruz şimdi. Samanı bile…

Dolar başını aldı gidiyor. TL sıfırlandı. Dünyanın en pahalı benzinini, mazotunu kullanıyoruz. Elektrik, doğalgaz dışarıdan…

2017 bütçe aşığı 47 milyar dolardı. 2018 bütçe açığı ise 65,9 olacak. Sadece emekliye verilen bayram bahşişi 24 milyar dolar. Neredeyse 2017 bütçe açığının yarısı kadar…

Devlete olan borçlarını ödemeyen kanunsuz vatandaşlar ve trafik magandaları için ödenecek paraları saymıyoruz…

1,5 yıl bile dayanamayıp, bu yüzden baskın seçime gittiğiniz bu bozuk ekonomiyi gelecekte nasıl düzelteceksiniz? Seçimi kazansanız bile nasıl işleteceksiniz?

Üretim yok, tarım yok, istihdam yok, işsizlik çığ gibi büyüyor. Pahalılık milletin canına tak etti…

Seçimi kazandınız, koltuklarınıza oturdunuz, bir taraftan trilyonlar tutan saray masraflarını, bir taraftan yandaş gelirlerini, bir taraftan özel uçakların, lüks makam arabalarının giderlerini nasıl karşılayacaksınız?

Şunu iyi bilin ki, zaman gelecek artan pahalılık, enflasyon, açlık, yoksulluk, artan zulmünüz ve baskılarınız karşısında yükselen seslere, homurtulara din sömürüsü de çare olmayacak…

O zaman ne yapacaksınız?

Kimden borç alacaksınız? Zaman gelecek, aldığınız borçların faizini bile ödeyemeyeceksiniz. Zaten Avrupa’sı da Asya’sı da, Amerika’sı da, Rusya’sı da sizden yüz çevirmeye başladı…

Oysa 16 yıllık iktidarınızda yandaş zengin edeceğinize, vurgun yapacağınıza, ormanları, fabrikaları, dereleri satacağınıza, saraylara trilyonlar harcayacağınıza; enflasyonla, pahalı mazotla çiftçiyi fakirleştireceğinize; bir fabrikanın üstüne bir fabrika daha koyup işsizliği, yoksulluğu ortadan kaldırsaydınız ya… O zaman seçimlerden, halktan, politikacılardan bu kadar çok korkmazdınız.

Çılgınca rüşvet, bahşiş dağıtmazdınız.

Bu kez, bu seçimde kaybedecek gibi görünüyorsunuz. Siz de bunun farkındasınız. Korkunuz bundan kaynaklanıyor, bu nedenle kesenin ağzını açtınız. Ama bunlar da sizi kurtaramayacak. İktidarı alsanız bile saltanatınız çok uzun sürmeyecek…

Tam yazının burasında bir çift laf da halkımıza var: Rüşvetleri, bahşişleri, ikramiyeleri alın. Helal olsun. Alın ama bu kez oyunuzu AKP’ye vermeyin. Muhalefete verin. Peki, vermezseniz ne olur?

Aldığınız bahşişler, sadakalar size yeniden zam ve vergi olarak geri dönecektir. Seçimden sonra yaşayacağınız günler, geçmişte yaşadığınız günlere rahmet okutacaktır…

SONRA KENDİM ETTİM, KENDİM BULDUM TÜRKÜLERİ SÖYLEMEYİN…

Ali ERALP – 04 Mayıs 2018

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Yazarlar

Partly cloudy

23°C

Istanbul