ali eralp2

Bindik Bir Alamete, Gidiyoruz Kıyamete…

Türkiye’nin düzenini alt üst ettiler…

Ne Cumhuriyet bıraktılar, ne özgürlük…

Ne Atatürk bıraktılar ne Kurtuluş Savaşı…

Ne Anayasa bıraktılar ne yargı…

Atatürk’ü kitaplardan, okullardan, resmi kurumlardan sildikleri yetmedi, şimdi de Türk Lirası üzerinden kaldırıyorlar…

"15 Temmuz Şehitleri ve Gazileri Anısına" tasarlanan 1 TL’lik madeni paralardan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün profil rölyefini kaldırdılar. Söz konusu 1 TL’lik madeni paralardan tamı tamamına 70,000,000 adet basıp dolaşıma soktular. (Kaynak: CHP'den Atatürk rölyefsiz 1 TL tepkisi)

Peki, kime sordunuz da yaptınız bunu? Ya ben istemiyorsam…. Ya eşim, çoluğum, çocuğum, anam babam istemiyorsa… Ya yedi sülalem istemiyorsa… Ne olacak?

AKP demek Türkiye demek midir? AKP demek Türk millet mi demektir? Ki o da artık giderek gerçekleri görmeye, birer birer kopmaya başladı… AKP, azalıyor, tükeniyor…

Öyleyse…

Öyleyse, bir avuç Atatürk düşmanı yönetici istiyor diye, Türk paralarından Atatürk resmi kaldırılır mı?

Bizim bildiğimiz hatıra paralar en çok, simgesel olarak 2-3 milyon basılır. Peki, 70 milyon basılıp, dolaşıma sokulmasının sebebi hikmeti ne olabilir?

Nedeni açık seçik ortada… Bunu bilmeyecek ne var? Önce alıştıra alıştıra, kitaplardan, okullardan, resmi kurumlardan, paralardan Atatürk’ü kaldırmak, sonra da tüm Türkiyeden…

Nasıl olsa korku imparatorluğunu kurdular… Bir de OHAL getirdiler ülkeye… Memleket dikensiz gül bahçesine döndü…

Kimsenin sesinin, “gık”ının çıkacağı kalmadı…

İstediklerini yapıyorlar.

Hani bir zamanlar bir ulusal bayram kutlamasında başbakanlık koltuğuna oturan küçük öğrenciye demişti ya Başbakan:

“Yetki senin. İster asarsın ister kesersin. Her şey sende”

İşte şimdi bu işlemi gerçekleştiriyorlar. İstediklerini asıyorlar, istediklerini kesiyorlar…

Herkes gözünü fal taşı gibi açmış, korkuyla olup biteni seyrediyor.

Herkes korkuyor… Ortam, Abdülhamit’in, Hitler’in, Mussolini’nin, Franco’nun dönenine döndü…

Hâkim, savcı, polis, öğretmen, yani tüm memurlar, sessiz sedasız kendilerinden istenileni yapıyorlar… FETÖCÜLÜK damgasını yemekten korkuyorlar…

Adalet bütünüyle teslim alınmış durumda…

“Evde çoluk, çocuk, evladü ayal” var diyorlar. “Ya işten atılırsam ne olur bizim halimiz?”

Korku dağları bekliyor…

Korkmayanlar da FETÖ’cü damgasını yiyip dört duvar arasına konuluyorlar…

OHAL, halkımızın, yazarların, yargı ve emniyet elemanlarının başının üstünde “Demokles’in kılıcı” gibi sallanıyor…

Yargıtay Onursal Başkanı Sami Selçuk, “Adliyenin durumu perişan… Yargıya güven kalmadı. Eskiden yüzde 81 güven varken, şimdi yüzde 30'un altına indiği açıklanıyor. Bunu yalnız siyasetçinin yarattığı söylenemez.” diyor.

Danıştay eski Başkanı Nuri Alan, “Yargı mensupları çok büyük sıkıntı içinde… Verdikleri kararlar nedeniyle meslekten atılma korkusu yaşıyorlar. Bunu birebir konuştuğumuz yargı mensuplarından dinliyorum. Yargı tamamen elden çıkmadı. İşlerinde hakikaten tarafsızlığını, yargıç niteliğini koruyan çok arkadaş var ama verdikleri karardan dolayı başlarına bir şey gelmesinden korkuyorlar…” diyor…

Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki Ülkemizde hırsızlık, yolsuzluk, tecavüz suç olmaktan çıktı… Artık hırsızlığı, yolsuzluğu açıklayanlar, açığa çıkaranlar hakkında dava açılıyor…

Bir gazeteci “Türkiye’de ensest ilişki oranı yüzde 40’lara vardı” dediği için mahkemeye verilmek isteniyor…

Ensest ilişkinin kökeni ve nedeni araştırılıp yok edileceği yerde bu ilişkiye dikkat çeken gazeteci cezalandırılmak isteniyor…

Bir AKP’li de çıkmış işlenen suçlara kılıf bulmaya çalışıyor… Neymiş efendim, “Allah insana günah işleme özgürlüğü vermiş…”

“İnsanların günahları üzerinden siyaseti çıkmaza düşürmek ya da insanların günah işleme özgürlüğünü elinden alacak şekilde bireylerin hayatlarına müdahale etme anlayışı Allah’ın hududuna müdahale etmek...”anlamına geliyormuş…

Hani utanmasalar diyecekler ki, “Suç işleyenleri bu dünyada yargılamayalım, bırakalım öteki dünyada Yüce Tanrı yargılasın…”

“Kullarına günah işlemeyi bir hak gören Allah, bunun cezasını da bırakalım kendisi versin…”

Yani sizin anlayacağınız, bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete…

Bakalım bu bozuk Düzen nereye, ne zamana dek devam edecek?

Ali ERALP – 05 Eylül 2017

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Yazarlar

Sunny

22°C

Istanbul