ali eralp2 

AKP’den Nasıl Kurtulur Bu Ülke?

Türkiye gidiyor. Çağdışı bir geleceğe doğru yürüyor…

Türkiye son sürat ilerliyor… Karanlıklara, ilkelliğe, meçhule, Ortaçağ’a doğru yol alıyor…

Patlamaya hazır, serseri mayın gibi dolaşıyor insanlarımız… Kin, nefret, düşmanlık dolu bakışlarla süzüyorlar birbirlerini… Ellerinden gelse birbirlerini bir kaşık suda boğacaklar…

Çevremiz sakallı, şalvarlı, takkeli, yeşil sarıklı, çarşaflı, türbanlı insanlarla doldu…

Çevremiz mezar kaçkını yaratıklarla doldu…

Onlar, dünyayı bir kenara bıraktılar, sadece ahiret için çalışıyorlar… Tüm insanları da kendilerine benzetmeye, dünya nimetlerinden ve güzelliklerinden koparmaya uğraşıyorlar…

Bir taraftan giyimini kuşamımı, oturuşunu kalkışını, hal ve hareketini beğenmedikleri insanlara saldırıyorlar, bir taraftan Atatürk’ün heykellerine…

 Ellerindeki tahralarla Ata’mızı parçalama mücadelesi veriyorlar… Bir zamanlar bırakın saldırmayı, adını ağzına almaya, onun aleyhinde kötü söz söylemeye korkarlardı…

Hem de uyuz itler gibi korkarlardı… Şimdi meydanı boş buldular… Köpeksiz köyde, elleri değneksiz geziyorlar…

Bazen soruyorum kendime: Burası Atatürk’ün ülkesi mi?

Burası dünyada ilk kurtuluş savaşını yapmış, emperyalizmle mücadele çağını başlatmış, hilafete ve saltanata son vermiş, AYDINLANMA dönemini açmış Gazi Mustafa Kemal’in ülkesi mi?

Nasıl bu hale geldik? Ne oldu bize?

Nasıl, böyle sefil duruma getirildi dünyanın bu en saygın ülkesi? Atatürk’ün yurdu…

Elbette bu gidişatta ABD kuklalarının, din sömürücülerinin rolü büyük… Ama hiç teklemeden, kıvırtmadan, eğip bükmeden söyleyelim…

Elbette bu gidişatta onlar kadar, hatta onlardan da fazla muhalefetin de rolü büyük…

Bu sorumlular ve suçlular topluluğuna bir de “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” ya da “Evde evlad ü ayal”, yani çoluk çocuk var diyen korkak aydınları da katarsak, Türkiye’yi bu hale getirenlerin fotoğrafı kendiliğinden ortaya çıkar…

Peki, ne yapmalı?

Beklemeli mi? Olup biteni bir tepeye çıkıp, sabırla seyretmeli mi?

“Bu böyle gelmiş böyle gider, bu halktan ve muhalefetten ne köy ne kasaba olur…” diye meydanı talancılara, yobazlara mı bırakmalı, yoksa onları durdurmak için önlem mi almalı?

Canımız pahasına da olsa onlarla mücadeleye mi girmeli?

Evet, mücadeleye girmeli… Çünkü bu vatan bir cemaatçi, tarikatçı çetesine teslim edilemez…

Çünkü böyle giderse elimizde ne bayrak kalacak, ne laiklik, ne milliyetçilik ne de Cumhuriyet…

Ayağa kalkmalı… Direnişe geçmeli…

Yeniden Kuvayı Milliye olmalı…

İkinci Kurtuluş Savaşını başlatmalı…

Bu savaş elbette, ATATÜRK’Ü SEVENLERİN İMZA - BEĞENİ SAYISINI bir milyona, beş milyona çıkarmak için kampanyalar düzenlemekle de olmaz…

Hele hele sosyal medya sayfalarında çiçek – böcek, şarkı – türkü muhabbetleri eşliğinde, 7-24 Atatürk’ü konuşmak, Atatürk’ten söz etmekle hiç oimaz…

BU SAVAŞI KAZANMAK İÇİN HER ŞEYDEN ÖNCE ATATÜRK OLMALI…     

Atatürk gibi Samsun’a çıkmalı…

Bunun için de önce tüm muhalefet partilerinin asgari müştereklerde bir araya gelmesi, Atatürk’te, Cumhuriyette, laiklikte, tam bağımsızlıkta birleşmesi, bütünleşmesi gerekir.

Vatan bölücüleri ile güç birliği yapmak, FETÖ’cülerin özgürlüğünü savunmak Atatürk milliyetçilerine asla yakışmaz…

Atatürk’ün partisi CHP, Avrupa’nın icat ettiği, bağrında kapitalist, liberal düşünceleri barındıran, emperyalizmle uzlaşma içerisine giren sosyal demokrat ideolojiden süratle kopmalı; antiemperyalist, halkçı, devrimci, ulusalcı, Cumhuriyetçi Kemalist ideolojiye yönelmelidir…

Vatan partisi de derhal Türkiye’yi bugünkü şeriatçı, yobaz, karanlık ortama taşıyan; Atatürk, Cumhuriyet, milliyetçilik, tam bağımsızlık, demokrasi düşmanı, siyasal İslamcı faşist bir parti ile güç birliği yapmaktan vaz geçmeli, ulusalcı, devrimci saflara katılmalıdır.

Meral Akşener’i “Gladyonun kraliçesi”, bir başkasını “Amerikan emperyalizminin işbirlikçisi, bir başkasını “FETÖ’nün ortağı” suçlaması ile değersizleştirmeye, küçültmeye çalışmak, bu amansız demokrasi ve Cumhuriyetçilik mücadelesinde çıkar yol, çözüm yolu değildir… Kimseye bir fayda sağlamaz…

CHP Amerikancı, bölücü… Akşener “Gladyonun Kraliçesi…” Öteki bilmem neci, peki biz bu vatanı kiminle kurtaracağız?

CHP’nin tepesinde üç beş yönetici hata yaptı diye, partinin yüzde 90 gövdesini oluşturan Atatürkçüleri çöpe mi atacağız?

Şu anda Meral Akşener RTE’nin “Korkulu rüyası”dır… Akşener ve çevresindeki milliyetçiler toparlanıp, merkez sağı tek çatı altında bir araya getirecek diye AKP uykularını yitiriyor… Kâbuslar görüyor…

Biz Türkiye’nin kurtuluşunu vatanımızdaki bu güçlerle, yani CHP’nin Atatürkçüleri, MHP’nin milliyetçileri ve Vatan Partisinin dürüst, devrimci TGB’li gençleri ile birlikte yapacağız…

Kimse boş işlerle uğraşmasın. Kimse boş, romantik hayaller peşinde koşmasın…

HİÇ ZAMAN KALMADI…

Ali ERALP – 04 Ağustos 2017

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Yazarlar

Rain

12°C

Istanbul