yikilacaklar2 

Yoz, Yobaz İktidarlar Yıkılmaya Mahkûmdurlar…

Herkes gider Mersin’e biz gideriz tersine…

Eloğlu, buluş üzerine buluş yapıyor… “Hayatı daha da nasıl güzelleştirebiliriz” diye çaba gösteriyor…

Yerin altında, yerin üstünde, denizlerde, uzayda bilimsel araştırmalar yapıyor…

Halkını özgürleştirmek, onu daha çok demokratik haklara kavuşturabilmek için yeni yeni yasalar çıkarıyor…

Bizse, “Halkı nasıl uygarlık dışına itebiliriz, nasıl uyutabiliriz, nasıl köleleştirebiliriz” diye OHAL desteğinde, yeni yeni yasalar çıkarıyoruz…

Yani onların gittiği yönün tam tersine gidiyoruz…

Aydınlanmanın, kurtuluş savaşlarının öncüsü, emperyalizmin düşmanı Atatürk’ü kitaplardan atıyoruz… Bilimi kovup, yerine hurafeleri getiriyoruz.

Evrim teorisini müfredattan çıkarıyoruz… Yerine Cihat getiriyoruz… Yakında “Dünya öküzün boynuzları üzerinde duruyor, kafasını sallayınca deprem oluyor” dersek hiç şaşırmayın…

Peki, nedir cihat? “Din uğruna yapılan savaş.”  TDK sözlüğünde böyle yazıyor…

Peki, günümüzde kimler din uğruna savaş yapıyor? IŞİD, EL KAİDE Vb.

Bundan böyle artık derslerde IŞİD’in ideolojisini öğreteceğiz… Nedir IŞİD’in ideolojisi? Birisinin görüşlerini, düşüncelerini beğenmiyor musun, söyledikleri, yaptıkları sana ters mi geliyor, alacaksın bıçağı eline, ayıracaksın adamın kafasını gövdesinden…

Peki, bunu Avrupa devletleri, Amerika yapıyor mu şimdi? Hayır, yapmıyor…

Bir zamanlar Avrupa, 11. – 13. Yüzyıllarda “Haçlı Seferleri” adı altında din savaşları ile dünyayı kana bulamıştı. O yıllarda uygarlık ve güç yönünden kendilerinden daha üstün olan Türkler ve İslam âlemine karşı papalık, “Dinsiz Türklere karşı tüm Hristiyan dünyasını ‘Din çatısı ve bayrağı’ altında birleşmeye” çağırmıştı…

Yani bugün dinci terör örgütlerinin ve şeriatçı İslam devletlerinin yaptığı görevi Ortaçağ’da Avrupa devletleri üstlenmişlerdi… Rönesans ve reformdan sonra tümünün de aklı başına gelmişti…

O karanlık ve vahşet dolu dönemler artık çok gerilerde kaldı.

Ama şimdi, 1923 Aydınlanma devrimini yaşamış, “Hayatta en gerçek yol gösterici bilimdir, fendir” diyen Atatürk’ün ülkesi, bin yıl öncesinin Ortaçağ düzenine yeniden götürülmeye çalışılıyor…

Bundan böyle çocuklarımız “Saklambaç,  Körebe, Birdirbir” yerine savaş oyunları oynayacaklar… IŞİD’li ağabeylerinin yolundan gidecekler… Kafa kesme yöntemlerini öğrenecekler…

Yani Atatürk’ün 23 NİSAN şenliklerinin ve mutluluğunun yerini, “Din uğruna yapılan savaş dersleri” alacak…

Bakın eğitimin başı, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz bu “Cihat” konusunda neler diyor?

“Cihat deyince aklınıza ne geliyor? Cihatın gerçek anlamı ülkenizi sevmektir, vatanınızı sevmektir, milli birlik ve beraberliğe hizmet edecek her ne gerekiyorsa o konuda faaliyet göstermektir. Kırmak, dökmek, savaşmak bunun içine girmez…”

Şimdi söyleyin bana, bu anlatılanların TDK sözlüğünde yazılanlarla, gerçekle bir benzerliği, uzaktan yakından bir ilgisi var mı?

Bu sözlere neden inanalım? Bizim alnımızda “Enayi” mi yazıyor?

YALIN GERÇEK ŞU:

Bugün Türkiye son sürat Ortaçağ karanlığına götürülüyor… Bilimden, fenden, uygarlık dünyasından koparılmaya çalışılıyor…

15 Temmuz FETÖ Darbesinden de yararlanan iktidar, vatanımızı şeriat yasaları ile yönetilen bir ülke haline getirmek için kolları sıvadı… Cumhuriyete ve Atatürk’e savaş açtı…

Kalkışma gecesi, Marmaris’ten ayrılıp, İstanbul’a indiğinde Recep Tayyip Erdoğan  “Bu hareket, Allah’ın bize büyük bir lütfudur” açıklamasını yapmıştı…

15 Temmuzun arkasından ilan edilen OHAL hâlâ sürmektedir ve bu gidişle kalkacağa da benzememektedir… Ne zamana değin? Taa 2019 Başkanlık seçimlerine kadar…

Çünkü OHAL’le ortalık tozpembe. Ortalık, “Dikensiz gül bahçesi”ne döndü… Karışan yok, görüşen yok… Karışanı, görüşeni, biraz sesini yükselteni de alıp içeri atıyorlar, mesele halloluyor…

Türkiye yobazların, gericilerin, Arap kültürünün kuşatması altındadır bugün. Hem de 21. yüzyılda, uygarlık çağında, uzay çağında…

Ama bu böyle sürmez… Bu böyle gitmez…

Kim ki tarihte insanlığı, sevgiyi – saygıyı, bilimi – uygarlığı bırakıp din silahına sarıldı, kim ki din devleti kurmak için insanlara zulüm uyguladı, ortaçağ yasalarını geri getirmeye çalıştı, yani CADI AVI’na çıktı, o iktidar iflah olmadı…

Bu iktidar da öteki dinci iktidarlar gibi önünde sonunda yıkılacaktır… Çünkü uygarlık dışı, ilkel, yobaz iktidarlar yıkılmaya mahkûmdurlar… Önemli olan bu süreyi çabuklaştırmak, kısaltmaktır…

Bunun için de Vatan Partisi, AKP ile ittifak kurmak yerine, Kemalist güçlerle GÜÇ BİRLİĞİNE gitmeli, “CHP, FETÖ ve PKK ile beraber hareket ediyor” demagojisini bırakmalıdır. Antiemperyalist, antifaşist bir cephede yerini almalıdır…

Öküz altında durmadan buzağı arayanlar, her nedense Kılıçdaroğlu’nun 25 Temmuz, 2017 tarihinde FETÖ’ye verdiği yanıtı ve Tunceli’de yaptığı PKK protestosu mitingini gündeme getirmiyorlar…

Ve hep Adalet Yürüyüşünde 15 dakikalık bir HDP – CHP buluşmasından söz ediyorlar, ama Kılıçdaroğlu’nun HDP’lileri miting alanına almamak için gösterdiği çabadan söz etmiyorlar…

Aklınızı başınıza toplayın ve kendinize gelin… Silkinin… Ayağa kalkın… Milliyetçi buluşmayı doğru yerlerde arayın…

Vatan deneme - sınama tahtası değildir…

Ali ERALP – 26 Temmuz 2017

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Yazarlar

Mostly cloudy

13°C

Istanbul