ali eralp2 

Sadece CHP Değil, Tüm Vatan Tehlikededir, Adalete Sahip Çıkalım…

Aşağıdaki öyküyü bir yurtsever dostumun Face’inden aldım…

Çok eski yıllarda İngiltere’de bir gelenek varmış. Sıradan bir vatandaş öldüğünde kilisenin çanı bir kez çalınıp herkese duyurulurmuş. Bir asil öldüğünde iki kez, kralın bir yakını öldüğünde üç kez, kral öldüğü takdirde ise dört kez çalınırmış…

Günün birinde, herkesin hak aramak için sığındığı mahkeme, bir vatandaşı haksız yere mahkûm etmiş…

Ve kilisenin çanı tam beş kez çalmış.

Ahali merak içinde kalıp papaza koşmuş:

“Ey papaz efendi, kraldan daha önemli biri var mı ki o ölünce çan beş kez çalınsın…”

Papaz yanıt vermiş:

“Kraldan daha önemli bir şey var!..

ADALET öldü.”

Evet, Türkiye’de adalet öldü…

Bacak kadar çocuklara tecavüz eden sapıklar serbest bırakılıyor… Kadın döven, kadın yaralayan, kadın öldüren caniler küçük bir ceza ile canlarını kurtarıyorlar… Ama gerçekleri dile getiren, yolsuzlukları, hırsızlıkları, haksızlıkları, hukuksuzlukları ortaya çıkaran yazarlar, gazeteciler zindanlara atılıyor…

Bir milletvekili ve gazeteciye önce müebbet hapis veriliyor, sonra bu ceza 25 yıla çevriliyor…

Bu karar Anayasa ve yasa hükümlerine açıkça aykırıdır. Çünkü:

1.    Sayın Enis Berberoğlu’nun TBMM üyeliği sıfatı sona ermiş değildir.

2.    Berberoğlu hakkında İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmü kesinleşmiş değildir, temyiz aşamasındadır.

3.    Kaldı ki, hükmün kesinleşmesi de yetmez. Kesinleşmiş Mahkeme Kararının TBMM Genel Kurulu’na bildirilmesi üzerine milletvekilliğinin düşmesi de gerekir.

4.    Dokunulmazlığın kaldırılmış olması, infaza ilişkin bu hükümleri ortadan kaldırmaz.

Ayrıca yapılan duruşmaların tüm evrelerine katılan Berberoğlu’nun kaçma kuşkusu da yoktur… Tutuklanması bu nedenlerle geçerli yasanın hükümlerine göre verilmemiştir… Tutuklama cezaya dönüştürülmüştür…

Bu türden hukuk dışı uygulamaları sıralamaya, yazmaya kalksak bu kararları kitaplar, ciltler almaz.

Türkiye’de hukuk siyasallaşmıştır.

Türkiye’de hukuk iktidarın emrine girmiştir… Türkiye’de hukuk bitmiştir.

Öyküde anlatıldığı gibi, Türkiye’de adalet ölmüştür…

“DAMATLAR” söz konusu olduğu zaman adalet tıkır tıkır işlemekte, ARKASIZLAR söz konusu olduğu zaman en ağır cezalar kesilmektedir…

Yargı karar verirken siyasilerin ağzına içine bakmakta, onlardan gelecek kararlara göre hareket etmektedir…

Adında “Adalet” bulunan bir partinin 15 yıllık iktidarı döneminde adalete güven kalmamıştır… Yapılan anketlerde büyük bir çoğunluk adalete olan güvensizliğini açık açık ortaya koymaktadır…

Artık “Türkiye’de kimse hâkimler var” diyemiyor… Kimse geleceğinden emin değil…

Ana Muhalefet partisinin Genel Başkanı da işte bu nedenlerle, eline “ADALET” pankartını alarak yollara düştü…

Adalet aramaktadır…

Adaletin yeniden eski haline dönmesi, kimsesizlerin kimsesi olması için mücadele vermektedir…

Yerinde ve zamanında bir karardır…

Eskilerin dediği gibi “Zararın neresinden dönülürse kârdır…” Ve CHP şimdiye dek yaptığı eylemlerin en büyüğünü, en etkilisini, en adam gibisini yapmaktadır…

Keşke bugüne değin de hep böyle, bu yöntemlerle hakkını arasaydı, olaylara sadece Meclisin penceresinden bakmasaydı…

Ama yineliyoruz. “Zararın neresinden dönülürse kârdır” ve bu direnişi büyük bir şevkle, istekle, dirençle destekliyoruz…

Adalet isteyen tüm siyasal partilerin, sendikaların, derneklerin, kuruluşların da hiçbir mazeret ileri sürmeden, art düşünceli hareket etmeden desteklemelerini, arka çıkmalarını bekliyoruz…

Türkiye şu anda bir yol ayrımındadır…

Türkiye’de sadece CHP değil, tüm toplum tehlike altındadır… Tüm vatan tehlikededir… Bu kötü gidişata “DUR” denilmezse, geleceğimizi çok daha karanlık, çok daha faşist, baskılı günler beklemektedir…

Bu direniş 15-16 Haziranlar, Zonguldak Büyük Madenci Yürüyüşü gibi önemli sonuçlara da yol açabilir… Tabii bu yürüyüş kıvırtmalara, dedikodulara, ayrıntılara, küçük hesaplara yer verilmeden desteklenirse…

Bu madenci direnişinden sonra Yıldırım Akbulut başkanlığındaki ANAP hükümeti son bulmuştu…

Yazıyı bitirirken, AKP ağzıyla konuşan ve ADALET YÜRÜYÜŞÜNE şiddetle karşı çıkan öteki muhalefet partisi Genel Başkanına da bir çift lafımız var:

“Dünya aslında çok küçüktür” Sayın Devlet Bahçeli… Koşullar bir anda değişebilir… Her şey yeni baştan kurulmaya başlanabilir. Çünkü değişmeyen tek gerçek değişimin kendisidir…

Kraldan çok kralcı olmak bugüne değin kimseye bir fayda getirmemiştir…

Adalet bir gün Devlet Bahçeli’ye de gerekebilir…

Ali ERALP – 17 Haziran 2017

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

RTE-Emine Barzani Birlikte

Son Yazılar

Sunny

18°C

Istanbul