genelkurmay adli musavirliginde neler oluyor2

Genelkurmay Adli Müşavirliği’nde neler oluyor?

Umarız, enelkurmay Adli Müşavirliğinde yapılan bu son görev değişikliği lafta kalmaz...

1. 2012 yılında İzmir, Ankara ve İstanbul başta olmak üzere, pek çok ilde gerçekleştirilen ve kamuoyunda  “İzmirAskerî Casusluk Davası ‘’ olarak bilinen  operasyonlar sonucunda 92’si tutuklu toplam 386 şüpheli hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmıştır. Bilgin Özkaynak, Narin Korkmaz ve diğer kişilerden elde edildiği söylenen dijital verilerde çok sayıda Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) personeli hakkında bilgi toplanıp arşivlendiği görülmüştür.

2. Yargılama sonucunda Fetullahçı Terör Örgütünün TSK içerisindeki üyeleri tarafından yapıldığı anlaşılan bu yasa dışı fişlemelerin içerisinde çok sayıda askerî hâkim subayın isimleri de bulunmaktaydı. İzmir 12’nci Ağır Ceza Mahkemesince gönderilen 5.9.2013 tarihli yazısından da anlaşılacağı üzere bu fişlemelerin içerisinde, aralarında Askerî Yargıtay Başkanı Hâkim Tuğgeneral Hasan Dengiz İle Üye Hâkim Albaylar Kemal Bal, Cemil Kayılıoğlu, Turgut Sönmez, Ersun Çetin, Süleyman Kaymakçı, Kemal Özcan Ve Levent Bilgi İle Ayrıca Üye Olmayan Hâkim Albaylar Mutlu Değirmencioğlu, Mehmet Yayla ile Genelkurmay Adli Müşavirliğinde görevli Hakim Albay Halil Murat Berberer’in isimleri bulunmaktadır. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ve İzmir 12’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından bu personelin mağdur sıfatıyla ifadeleri alınmış, şikâyet ve delilleri sorulmuştur.

FETHULLAHÇI OLMAYAN ÜYELER...

3. 2013 yılına gelindiğinde ise, Genelkurmay Adli Müşaviri Hakim Albay Muharrem Köse tarafından suç duyurusu şeklinde ve işlem yapılması amacıyla İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca mağdur olarak ifadeleri alınan Askerî Yargıtay Başkanı Hâkim Tuğgeneral Hasan Dengiz İle Üye Hâkim Albaylar Kemal Bal, Cemil Kayılıoğlu, Turgut Sönmez, Ersun Çetin, Süleyman Kaymakçı, Kemal Özcan Ve Levent Bilgi’nin isimleri diğerlerinden ayrılarak Askerî Yargıtay’a gönderilmiştir. Bu üyelerin hepsi Fetullahçı olmayan Atatürkçü görüşe mensup kişilerdir.

4. Askerî Yargıtay Genel Kurulu 2013 yılı Yüksek Askeri Şura Toplantısının hemen öncesinde soruşturma talebini görüşmek üzere derhal toplanmış ve adı geçen mağdurların suç teşkil eden fiillerinin bulunmadığı açıkça belli olduğu halde, sırf İzmir Askerî Casusluk Davasında fişlendikleri ve isimleri mağdur olarak geçtiği için, Üye Hâkim Albaylar Yavuz Sayalgı, Semih Palavaroğlu, Mehmet Ali Uzun, Ahmet Zeki Liman, Haluk Zeybel, Remzi İğrek, Yusuf Tamer Çetin, Şeref Ayyıldız, Hakan Ata, Mehmet Avcıoğlu, Zafer Yağlıoğlu, Özcan Ersayın, Aslan Duru, Turgay Öztoprak, Faruk Gökay Kaya, Abdulkadir Karakaş, Hamza İlbeği, Kamil Sevimli Ve Menderes Sağut’un oylarıyla ve oy çokluğu ile adı geçen mağdurlar hakkında soruşturma açılmasına karar verilmiştir. Çok az sayıda üye soruşturma açılmaması yönünde oy kullanmıştır. Hepinizin bildiği üzere haklarında soruşturma açılan subayların terfilerinin yapılmadığı bir vakıadır. Soruşturma açılmasının önceden planlanmış olduğu sonradan anlaşılmıştır. Soruşturma nedeniyle tarihinde ilk defa bir Askerî Yargıtay Başkanı görev süresi dolmadan önce istifa etmiştir. Ayrıca mağdur diğer üye Hâkim Albaylar Kemal BAL, Cemil KAYILIOĞLU, Turgut SÖNMEZ, Ersun ÇETİN, Süleyman KAYMAKÇI ve Kemal ÖZCAN da generallik sırasında oldukları, rütbe, kıdem ve sicil durumu itibariyle Ahmet Zeki LİMAN’dan çok daha önde oldukları halde, açılan soruşturma nedeniyle terfi ettirilmemişler ve soruşturma sayesinde Hâkim Albay Ahmet Zeki LİMAN’ın Tuğamiralliğe terfi ettirilip Askerî Yargıtay Başkanı olmasının önü açılmıştır.

YAPILANMANIN BAŞ İMAMI!

5. Bu işler olurken, Askeri Yargıtay’ın Fetullah Gülen Cemaati kontrolün da olduğuna ilişkin basın yayın kuruluşlarında sayısız haber yapılmış ve mevcut başkan Ahmet Zeki Liman’ın cemaat ilişkileri nedeniyle ilişiği kesilmek üzere dosyasının iki defa Yüksek Askeri Şuraya gönderildiği iddia edilmiştir. Genelkurmay Başkanlığı Adli Müşaviri olan Hakim Albay Muharrem Köse’nin bu yapılanmanın baş imamı olduğu konusunda ki iddiaları ise, İzmir Askeri Casusluk ve 28 Şubat Davası sanık avukatları tarafından duruşmalar sırasında gündeme getirilerek suç duyurusunda bulunulmuştur. Hatta Başbakanlığı döneminde sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çalışma ofisi ile konutuna böcek olarak adlandırılan yasadışı dinleme cihazı yerleştirdiği iddiası ve mahkeme kararı ile arama yapılan emniyet görevlisi Ahmet Türer’in üzerinde Askeri Yargıtay’da görevli ‘’Hizmetin Hakimlerine’’ hitaben yazılmış bir bilgi notu bulunmuştur. Yine bir Askeri Yargıtay üyesi Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına giderek Askeri Yargıtay’ın içerisinde Fetullah Gülen Cemaati mensubu üyelerin bulunduğunu, Muharrem KÖSE’nin bu yapılanmanın başı olduğu ve birlikte hareket ettiklerini beyan etmiş Fetullahçı olduğunu iddia ettiği askeri hakimlerin isimlerini tek tek saymıştır. Ben tutuklu iken gelen mektuplarda da Askeri Yargıtay içerisinde Fetullah Gülen Cemaati mensubu Askeri Yargıtay üyelerinin bulunduğu ve birlikte hareket ettikleri iddiaları yer almıştır. Ben Askeri Yargıtay’da yargılandığım sırada Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına Askeri Yargıtay Başkanı Tuğamiral Ahmet Zeki Liman İle Üyeler Yavuz Sayalgı, Semih Palavaroğlu, Mehmet Ali Uzun, Haluk Zeybel, Remzi İğrek, Yusuf Tamer Çetin, Şeref Ayyıldız, Hakan Ata, Zafer Yağlıoğlu, Özcan Ersayın, Aslan Duru Ve Turgay Öztoprak hakkında Fetullahçı Terör Örgütü üyesi oldukları gerekçesi ile suç duyurusunda bulundum. Bu kişilerde benim hakkımda hakaret, iftira gibi suçlardan suç duyurusunda bulundular. Karşılıklı olarak birbirimiz ile ilgili suç duyurusunda bulunduğumuz bu üyelerin dokuz kişisi hiçbir hukuk etik kuralı tanımadan ve hukuk tarihinde görülmemiş biçimde benim ile ilgili dava dosyasına katılarak benim mahkumiyetim için oy kullandılar. Nihayetinde tüm bu iddialar birlikte değerlendirildiğinde…

VEKALETEN İDAREDE SORU İŞARETLERİ!

6. Askeri Yargıtay’daki ve askeri yargıdaki paralel yapılanmanın bir numarası olduğu iddia edilen Genelkurmay Adli Müşaviri Albay Muharrem Köse’nin, sayın Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi AKAR tarafından görevinden alınması son derece önemli bir gelişmedir. Genelkurmay Başkanlığının bana göre son derece geç kalınmış bu görevden alma olayı ile üzerindeki önemli bir soru işaretini kaldırdığı ve kamuoyunda imaj tazelediği söylenebilir. Peki bundan sonrası ne olacaktır. Çünkü Muharrem KÖSE’nin adli müşavirliği dönemi, Genelkurmay Başkanlığının, Kumpas Davaları süresince kendi personelini terk ettiği, hatta onların aleyhine olacak yazışmaların yapıldığı bir süreç olmuştur. Bundan sonrasında benzer hukuksuzluk ve mağduriyetlere sebep olunmaması için, Genelkurmay Adli Müşavirliğine kimin getirileceği konusu önem kazanmıştır. Çünkü Albay Muharrem Köse’nin Genelkurmay Hukuk İşleri Müdürlüğü görevine getirildiği, Genelkurmay Adli Müşavirliğine de Albay Oğuz Akkuş’un vekalet edeceğinin açıklanmasından sonra bazı soru işaretleri gündeme gelmiştir.

7. 357 sayılı Askeri Hakimler Kanununun 16, 17 ve 39. Maddelerinde askeri hakim subayların atamalarının ne şekilde yapılacağı ve hangi kadrolarda görev yapacakları sayma yoluyla açık şekilde gösterilmiştir. Buna göre askeri hakimler Milli Savunma Bakanı, Başbakan ve Cumhurbaşkanı tarafından ortaklaşa imzalanan kararname ile atanmaktadır. Bu nedenle, sayın Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi AKAR’ın imzası ile Albay Muharrem Köse’nin Genelkurmay Adli Müşavirliğinden alınıp Genelkurmay Hukuk İşleri Müdürlüğünde görevlendirilmesi şekil itibarıyla yasaya uygun bir idari işlem olmamıştır.

KIZAĞA ALINANLARIN  GÖREV YERİ!

8. Ayrıca 357 sayılı Askeri Hakimler Kanunun, Genelkurmay Adli Müşavirliği ve Milli Savunma Bakanlığı ile Kuvvet Adli Müşavirlikleri bünyesinde Hukuk İşleri Müdürlüğü kadrolarını yasal olarak saymıştır ve buralarda askeri hakim subaylar görev yapmaktadırlar. Muharrem Köse’nin atamasının yapıldığı Genelkurmay Başkanlığı Hukuk İşleri Müdürlüğü dayanağını 357 sayılı Yasadan almayan, Adli Müşavirlik dışında, daha çok “kızağa alınmış” üst düzey askeri hakim subayların yasal görev ve bekleme süresini tamamlamaları için ihdas edilmiş bir görev yeridir. Nitekim zamanın Genelkurmay Adli Müşaviri olarak görev yapmakta iken Ergenekon Davasında tutuklanan Tümgeneral Hıfzı Çubuklu, tahliye edildikten sonra kalan iki yıllık yasal görev ve bekleme süresini Genelkurmay Hukuk İşleri Müdürlüğünde tamamladıktan sonra emekli edilmiştir.

9. Bilindiği üzere Albay Muharrem Köse Askeri Yargıtay üyesi olarak görev yapmakta iken, Tümgeneral Hıfzı ÇUBUKLU’nun tutuklanması üzerine Askeri Yargıtay üyeliğinden feragat dilekçesi vermiş (Bu sırada Tümgeneral Hıfzı ÇUBUKLU tutuklu iken Genelkurmay Hukuk İşleri Müdürlüğüne atanmış, Genelkurmay Başkanının imzası ile görevlendirilmemiştir.) ve yargıçlık güvencesi olmayan Genelkurmay Adli Müşaviri olarak atanmıştır. Albay Muharrem Köse Genelkurmay Adli Müşavirliğine atandıktan sonra kendi kadrosunu oluşturmak için harekete geçmiş ve daha önceden tanıdığı Askeri Yargıtay Başsavcılığında görevli Albay Oğuz Akkuş’u yanına tayin ettirmiştir. Genelkurmay Adli Müşavirliğinin kadrosunda önemli değişiklikler yapan Albay Muharrem Köse döneminde, adli müşavirliğe yapılan bütün atamaların incelenmesinin yararlı olacağını değerlendiriyorum. Çünkü, Albay Muharrem KÖSE’nin görevden alınmasından sonra Genelkurmay Başkanlığı için ilk akla gelen isim Albay Okşan ÇİDEM’dir. Albay Muharrem Köse’nin emrinde görev yapan Albay Okşan Çidem, Kozmik Odadaki gizli belgeleri Albay Muharrem Köse’nin emriyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına teslim ettikten sonra Milli Savunma Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği ve Davalar Dairesi Başkanlığı gibi bir başka kritik göreve atanmıştır. Halen aynı görevdedir.

‘SOYKIRIM SUÇU’ YÜKSEK LİSANS TEZİ...

10. Albay Muharrem Köse tarafından Genelkurmay Adli Müşavirliğine atandırılan Albay Halil Murat Berberer’in adı İzmir Askeri Casusluk Davasında geçmektedir. Bu davada isimleri geçtiği için mağdur olarak kabul edilen ve Atatürkçü görüşteki bütün askeri hakim subaylar ve Askeri Yargıtay üyeleri hakkında Albay Muharrem Köse tarafından soruşturma yapılması ve dolaylı olarak da bir kısmının tasfiye edilmesi sağlandığı halde Albay Halil Murat Berberer hakkında hiçbir soruşturma açılmadığı gibi, Genelkurmay Adli Müşavirliğine atanması yapılmıştır. Ayrıca Genelkurmay Başkanlığı kulislerinde, Albay Halil Murat Berberer’in 2007 yılında yazdığı “Soykırım Suçu” başlıklı yüksek lisans tezinde, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi olan Verda Neslihan Akün’ün, 2003 yılında yazdığı “Milletlerarası Mahkeme İçtihatlarında Jenosit” başlıklı yüksek lisans tezinden intihal yaptığı gerekçesiyle şikayet de bulunmak istediği, ancak Genelkurmay’dan birilerinin araya girmesi nedeniyle şikayetçi olmaktan vazgeçtiği söylentileri dolaşmaktadır.

11. Diğer yandan, 2016 yılında, 1986, 1987, 1988 ve 1989 devresi bütün albayların resen emekli edilmesi için yasa değişikliği yapılmıştır. Bu dört devre bugün ülkemizin en önemli sorunlarından birisi olan terör ile mücadele konusunda TSK’daki en tecrübeli ve Fetullahçı Terör Örgüt yapılanmasının en az olduğu devrelerdir. Bunların emekli olmasıyla boşalacak kritik kadrolara cemaat sempatizanı olduğu düşünülen kıdemsiz subayların atanması oldukça muhtemeldir. Tüm bu hususlar dikkate alındığında Genelkurmay Adli Müşavirliğinin ne kadar önemli ve zorlu bir görev olduğu aşikardır. Bu itibarla, Genelkurmay Adli Müşavirliği ve Milli Savunma Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ile Kuvvet Adli Müşavirliklerine paralel yapı ile bağlantısı olmayan basiretli ve kıdemli askeri hakim subayların atanmasında büyük yarar bulunmaktadır. Aksi takdirde, Genelkurmay Hukuk İşleri Müdürü olan Albay Muharrem KÖSE’nin perde gerisinden Genelkurmay Adli Müşavirliğini ve dolaylı olarak da Genelkurmay Başkanlarını etkilemesine olanak tanınmış olacaktır.

ADLİ MÜŞAVİRLİK İÇİN EN UYGUN İSİM!

12. Aslında çözüm Genelkurmay Başkanının gözünün önündedir. Bugüne kadar uygulana gelen  teamüllere göre (Hıfzı Çubuklu ve Muharrem Köse hariç) Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi dışında görev yapan  en kıdemli  askeri hakim, Türk Silahlı Kuvvetlerinin en önemli yargı görevlerinden birisi olan Genelkurmay Başkanlığı Adli Müşaviri olurdu. Bir zamanlar Hasdal askeri Cezaevinin bağlı olduğu 3.Kolordu Komutanlığı Başsavcısı olarak biz Kumpas Mağdurlarına adil, hukuka uygun ve insani yaklaşımlarda bulunan, şu anda ise, en kıdemli askeri hakim ve aynı zamanda Genelkurmay Başkalığı Başsavcısı olan Hakim Tuğgeneral Hayrettin Kaldırmcı Adli Müşavirlik için en uygun isimdir. Üstelik Fetullahçı ya da başkaca bir cemaat mensubu da değildir.

13. Casusluk Kumpasının ortaya çıkartılmasından sonra Genelkurmay tarafından “Haklılığımız ortaya çıktı.” türünden çeşitli açıklamalar yapılmıştır. Ancak bu açıklamalar kamuoyu tarafından pek de inandırıcı bulunmamıştır. Umarız sayın Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar tarafından Genelkurmay Adli Müşavirliğinde yapılan bu son görev değişikliği lafta kalmaz ve paralel yapının askeri yargı üzerindeki etkinliğinin azaltılmasına bir yararı olmasına engel olunmaz.

Ahmet Zeki ÜÇOK - 18 Mart 2016 - Odatv

Slider