balyozbelgeleri-oncesavcilardaydi“Balyoz Planı” Taraf’tan Önce Savcılardaydı

“Balyoz” soruşturması kapsamında hakkında yakalama kararı çıkartılan ve GATA’da tedavi altında bulunan Emekli Orgeneral Çetin Doğan, avukatları aracılığı ile yazılı açıklama yaptı.

İşte o açıklamadan çarpıcı bölümler:


“BALYOZ EVRAKLARI ÖNCE SAVCILARDAYDI

Birinci Ordu Karargahı’nda Ordu’nun kozmik bürosundan çok güvenilir ve yetkili bir “köstebeğin” bir veya birkaç evrakı dışarıya çıkarabileceği varsayımı, akla ve mantığa uygun gelebilir. Ancak bir bavul dolusu evrak çıkarması olanaksızdır.

Kaldı ki, bu “bavulun” içerisinde Birinci Ordu Karargahı kozmik bürosunda bulunmayan, bulunmasına da olanak olmayan, (Ordu’nun kendi organik kuruluşunda olmayan) Deniz ve Hava Kuvvetleri ile Jandarma Genel Komutanlığı unsurlarınca hazırlandığı ileri sürülen uydurma planlar da çıkmış durumda. Anlaşılan karacı subayımız(!) Birinci Ordu Karargahı Kozmik Bürosundan çıktıktan sonra, Gölcük, Ankara, belki de Eskişehir’e kadar da uzanıvermiş ve kendisine kozmik bürolarda “özel ikramlarda” bulunulmuş!


Savcılarımıza, evrakların “F Tipi Sahte Evrak ve Senaryo Üretim Merkezinden” yandaş medya aracılığı ile değil, çok daha önceden ve doğrudan iletildiğine ilişkin ciddi kuşkular da bulunmaktadır. Savcılarımızın bir kısım sanıklar için hazırladığı ifade tutanaklarının altında görev yeri olarak halen bulundukları makamlar değil, 2006-2008 döneminde bulundukları makam ve yerlerin isimleri yazılmıştır. Bundan doğal olarak çıkarılacak sonuç; ilgili ve yetkililerin inceleme ve soruşturmalarının 2006 tarihine kadar uzandığıdır. Bu, aynı zamanda, özel yetkili savcılarımızın önlerine konan belgelerin bir kopyasının istenen “zamanda” kamuoyu yaratmak ve belirli kurumları etkilemek için yandaş medyaya sunulduğunu da göstermektedir. Beni sorgulayan Sayın Bilal Bayraktar, özel yetkilerle donatıldığı mevcut görevlendirmeden 2009 yılının adli tatilinin başladığı gün haberdar edildiğini ve tatile çıkamadığını ifade etmiştir. Bildiğim kadarı ile Sayın Bayraktar o günden bugüne kadar geçen sürede, sadece Balyoz ile hemhal olmaktadır. Anlaşılan, kendinden önceki savcılar ellerindeki belgelerden birşeyler üretmekte yetersiz kalmışlar.

HİLMİ ÖZKÖK’ÜN SORUSU

Mayıs 2003’ün son haftasında dönemin Genkur. Bşk., Kuvvet Komutanları ve Jandarma Genel Komutanı ile birlikte Harp Akademilerinde oynanan bir harp oyununa iştirak etmişti. Tatbikat sonucunda bir konuşma yaptıktan sonra benimle yalnız konuşmak istediği nedeniyle, birlikte tahsis edilen özel bir odaya çekildik.

Bana sorduğu ilk soruyu çok iyi anımsıyorum. Sorusu, “Birinci Ordu içinde bazı emekli orgenerallerin ve bazı sivillerin de bulunduğu bir grup tarafından ihtilal hazırlıkları yapıldığı yolunda bilgiler geldiği, ve bunun doğru olup olmadığı” şeklindeydi.

Sorusunun benim için çok aykırı olması nedeniyle, biraz nezaket sınırlarını da aşarak, kendisine çok net bir cevap verdim. Verdiğim cevabın sadece ilk cümlesini vermekle yetineceğim:

“Ben daima meşru sınırlar içerisinde bulundum ve bulunmaya da devam edeceğim.” Bu sözlerin ardından kendisine bazı önerilerde bulundum. Söylediğim sözler, elbette bir devlet sırrı değil. Ancak, bu aşamada, bunların konumuzla bir ilgisi bulunmadığı için daha fazla detaya girmek istemiyorum.

Anladığım kadarı ile benim Birinci Ordu Komutanlığı’ndan ayrılmamdan sonra, Karargah içerisinde aşama aşama detaylı araştırmalar yapılarak, Kozmik Büro’ya ve Muhabere Bilgi Sistemler Başkanlığı’nın (MEBS) sistemlerine girilmiş, öncelikle 05-07 Mart tarihlerinde icra edilen Ordu Plan Semineri kayıtları ve dokümanları, plan seminerinde jenerik bir senaryoya göre irdelediğimiz Egemen Planı dışarıya çıkartılarak, bir darbe izi taraması yapılmıştır.

Döneme ilişkin Kozmik büro giriş ve çıkışlarına ilişkin kayıtların her nasılsa zayi edilmiş olması nedeniyle, bunu gerçekleştiren ekibin başını tahmin etmekle beraber, henüz bu konuda kesin bir kanaat oluşturmak mümkün değil.

Bütün bunları yazış nedenim, kozmik büroya esas girişin emir-komuta zinciri içerisinde yapıldığının, dışarıya çıkartılan doküman ve ses kayıtlarında bir darbe izinin bulunmamasının ardından dokümanların tekrar kozmik büroya sokulmadığının, imha edildiği söylenen belgelerin muhtemelen “iyi niyetle yukarılara” taşındığı varsayımının gerçekçi bir yaklaşım olduğunun ortaya konması içindir.”

06.04.2010 - Odatv.com

Slider

Son Yazılar