Slider

talatpasa komitesi devletin yapamadigini yapti3

O gizli pazarlıkların belgeleri de sızdırılacak mı?

Türkiye, 17 Aralık sonrası ortaya saçılan yolsuzlukları

ve RT Erdoğan’la Cemaat arasında kıran kırana süren savaşı izliyor. Dudakları uçuklatan yolsuzluk iddiaları bir çok insanı, AKP’nin 12 yıla yaklaşan iktidarını sorgulamaya itiyor.

Muhasebede sadece yolsuzluklar mı var? Onlarla mı sınırlı kalmalı hesaplaşma? “Yeni Anayasa” girişimi çöktü ama “Kürt açılımı” devam ediyor. AB süreci suni teneffüsle ayakta tutuluyor. Suriye ne olacak? Bir de “Ermeni Açılımı” var. Köklerinden kopmuş aydınların Türkiye hakkındaki “soykırımcı” iddialarını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de ciddiye almadı.

ERMENİ AÇILIMI!

AKP’nin milletin başına ördüğü çoraplardan biri de “Ermeni Açılımı” . Üstelik, Türk tezleri Avrupa’da başarı kazanmanın eşiğine gelmişken. Gül’ün maçı gerekçe göstererek Erivan’a yaptığı ziyaret bambaşka bir süreci başlattı. Sarkisyan’ın Bursa’ya maça gelişinde polisin Azeri bayraklarını Stada sokmayışı, adını “bir millet iki devlet” söylemiyle andığımız Azerbaycan’ı nerdeyse bizden kopma noktasına getirdi.

Strazburg’da açıklanan Perinçek-İsviçre davasının kararından sonra sıra, “Ermeni Açılımı”nın muhasebesine gelmedi mi? Kimin başının altından çıktı roje?

İSVİÇRE’DE HAVA BİRDEN DÖNDÜ?

Denktaş ve Perinçek önderliğinde 2005 Temmuzunda gerçekleştirilen Lozan çıkartmasının ardından, işler Türkiye lehine dönüyor gibiydi. Perinçek’in ve Türklerin İsviçre’nin antidemokratik tutumuna karşı verdikleri bilinçli mücadele sonuçlarını veriyordu. Lozan Sorgu Yargıcı Jacques Antenen, 21 Eylül 2005 günü Perinçek’i sorguladıktan sonra, dava dosyasını kapatacağını, İsviçre Devlet televizyonu 1. Kanalı dahil, TV kanallardan açıklamıştı.

Ardından, 2006 Ekiminde İsviçre Adalet Bakanı Blocher, “soykırımı inkâr edenleri cezalandıran” yasayı kaldıracaklarını, bu amaçla bir komisyon kurulduğunu açıkladı. Komisyon Başkanı Sayın Leupold da, "Yargıçların tarih hakkında hüküm veremeyeceklerini" kamuoyuna duyurdu.

Hava 2006’nın sonunda birden değişti; bulutlar birikti, şimşekler çaktı. Hakkında dava açılan Perinçek mahkum edildi. Yasa tartışması donduruldu. Birşeyler olmuştu.

AP’NUN MÜDAHALESİ!

Türkiye ile “uyum süreci” müzakerelerini yürüten Avrupa Parlamentosu 2007 raporunda Türkiye hükümetine soykırım iddialarına karşı çıkan “Talat Paşa Komitesi’ni dağıtın” talimatını verdi. (Ergenekon iddianamesinin birçok sayfası, Talat Paşa Komitesi’nin eylemlerine ayrılmıştı)

İsviçre’de yayımlanan Tages Aünzeiger gazetesi 20 Temmuz 2008 tarihli sayısındaki Bern çıkışlı haberinde, İsviçre’nin, 2007 ilkbaharından beri Federal hükümet dışişleri bakanı Madeleine CalmRey’in himayesinde Türkiye ile Ermenistan arasında gizli görüşmelere evsahipliği yaptığını açıkladı. İsviçre gazetesine göre görüşmelerin ilk sonucu “Ermeni Soykırımı” tezini inkar eden Türk Tarih Kurumu başkanı Prof. Yusuf Halaçoğlu’nun görevden alınması oldu.

Ardından bir başka İsviçre mahkemesi bir başka ihlal vesilesiyle aralarında İP Avrupa temsilcisi Mercan ile Zürih ADD yöneticilerini mahkum etti.

Gül’ün bu gizli görüşmeler çerçevesinde Erivan’a gittiği anlaşılıyor. Gül 6 Eylül 2008’de, İsviçre’de yürütülen gizli görüşmelerin ardından Erivan’a gitti

PERİNÇEK’İ PROVOKATÖR İLAN EDEN CUMHURBAŞKANI!

İsviçre Konfederasyonu başkanı Parcal Couchepin Ankara’da Gül ile görüştükten sonra düzenlenen ortak basın toplantısında (11.11.2008) “soykırımın inkarı” hakkındaki yasayı soran gazetecilere “aramızdan provokatörler çıkabiliyor” yanıtını verdi ve sözlerine açıklık getirdi. “Bu provokatörlerden biri de şu anda cezaevinde”. Kastedilen, Perinçek’ti. Gül sustu.

Açılım 12 Ekim 2009’da Clinton’un gözetiminde Davutoğlu ve Nalbantyan tarafından protokole bağlandı.

Sonra birden işler kesintiye uğradı. Bunun nedeni AKP’nin tabanın tepkisinde çekinmesi miydi yoksa bölgedeki öteki olayların öne geçmesi mi; şimdilik kesin kanıtlar yok ortada.

Zaten amacımız , olayları belgeleyerek tarih yazmak değil; onu erteleyebiliriz. Acil soru şu:

Ermeni tezlerine Gül mü daha yakın yoksa RT Erdoğan mı? Bu soru, olayın olası gelişimine ışık tutacak.

Bir başka soru da şu: Herşey ortaya dökülüyor iken ister misiniz bu konudaki gizli pazarlıkların belgeleri de medyaya sızdırılsın?

Niye olmasın?

Cüneyt AKALIN - 26 Ocak 2014 - Odatv

Slider

Son Yazılar