Slider

Halaçoğlu'nun Sırrı Öc-Alan(lara) Uzanır mı?

Ülkemizin en tabu konularından biri "Kripto Ermeniler" konusu.
Hrant Dink'e hayatına maloldu.

Cumhuriyet tarihinin en önemli "yanlış bayrak" (false flag) operasyonlarından biri sonucunda bir suikaste kurban gitti. Dink; Sabiha Gökçen haberi örneğinde olduğu gibi, Türkiye'deki kripto Ermenilerin açığa çıkması ve şeffaflaşması gerektiğini savunan tavrı ile kendi cemaati içinde de bir çıbandı. Ölümü sonrasında Agos gazetesi seküler Dink'in kaleminden, birilerinin dayatmak istediği  küresel düzene  uygun bir kalem olan Mahçupyan'ın kalemine geçti.

"Sebat" apartmanının önünde öldürülen Dink; Kripto Ermeniler konusunda sebat etmeyi becerememişti.

Geçenlerde Fatih Altaylı'nın sunduğu Teke Tek programınının konukları ; Türk Tarih Kurumu eski başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu ile Ermeni kökenli yazar Sevan Nişanyan idi.

Program; Halaçoğlu'nun Ermeni tarafının iddialarını belgelerle tek tek çürütmesi; Sevanyan'ın ise masaya sürülen her belgeyi küçümseyip, akrabalarından duyduğu hikayeler üzerinden romantik bir tarih anlayışına sarılması ile geçti. Nişanyan'ın ; her zaman kendi çalıp kendi oynamaya alışık neo-liberallerin karşıt görüş tarafından köşeye sıkıştırıldıkları noktada sıkça sergiledikleri nevroz küstahlıklarla program  renklendi, şenlendi. Nişanyan'ın karısının başına bir şişe dolusu sidik atarak sonuçlanan boşanma hikayetini bilenler program boyunca sakinliğini koruyan ve Nişanyan'ın her iddiasını belgelerle karşılayan Halaçoğlu adına endişelendi.
Program boyunca Nişanyan'ı sürekli belgelerle karşılayan Halaçoğlu programda tek bir belgeyi sansürledi. Elindeki belgeyi Fatih Altaylı'ya gösteren ama açıklamayan Halaçoğlu, bu belgenin Ermeni kurumlarınca hazırlandığını da eklemeyi unutmadı.

Halaçoğlu'nun ilk programda açıklamadığı belgeyi, yine Nişanyan'la bir hafta sonra ekran karşısına çıktıklarında açıklama yönündeki beklentilerde boşa çıktı.
Halaçoğlu hep bunu yapıyor. Elindeki bir belgeyi ucundan tutuyor ama kamuoyuna göstermiyor.

Daha önce de Tarih Kurumu Başkanı iken ; Güneydoğu'ki Kürtlerin esas kökleri konusunda elinde belgeler olduğunu belirtmiş fakat kamuoyunda konu ile ilgili koparılan yaygara sonucunda bu açıklamaktan vazgeçti ve kısa bir süre sonra Tarih Kurumu Başkanlığından alındı.

Halaçoğlu'nun bu kriptik tavrının arkasında "Ermeni sorunu" ve "Kürt meselesi" konusunda sebat etmesi gerektiğini telkin bir üst aklın olduğu spekülasyonu yapılabilir. Sebat apartmanı önünde vurularak öldürülen Hrant Dink'in dikkate almadığı bir üst akıl.

Bu belgenin içeriği konusunda elimizde spekülasyondan fazlası var.
Avaztürk'ten Müyesser Yıldız; 25 Mart'ta yayınladığı "Halaçoğlu O Belgeyi Açıklayacak mı?" başlıklı haberinde, belgenin tehcir sırasında öldüğü veya öldürüldüğü iddia edilen Ermenilerle ilgili olduğunu ve belgenin bu Ermenilerin öldürülmediği aksine kimlik  değiştirilerek yerleştirildikleri köylerde Kürtleştirildiğini ortaya koyduğunu yazdı.

Yıldız'ın bu bilgiyi sağlam bir kaynaktan almadan yayınlamayacağını biliyoruz.
Bu haberin daha da derinleştirilmesini gerekiyor.

Müdavim okuyucularımız "Kürt halkının lideri" olarak lanse edilen ve nedense dünyada lideri olduğu halkın dilini konuşamayan tek "lider" olarak tarihe geçen ve tesadüfe bakın ki, soyadı "ÖC-ALAN" olan Abdullah Öcalan kod  iliştirilmiş teröristin kökenine dair iddiaları bir çok kez yayınladığımızı hatırlayacaklar.

Hafızalarınızı tazelemek için aşağıdaki yazıları tekrar okuyabilirsiniz:

PKK-Asala Muhabbeti

Ermeni-PKK İşbirliği  ve Terör Anlaşmaları

Hrant Dink Niçin Hedef Seçildi

Halaçoğlu'nun elindeki belgeler ile Öcalan'ın kökenlerine dair tezleri yanyana koyunca aklınıza gelmesi gereken en doğal soruları sıralamamız gerekirse :

1) Gerçek adının Artin Agopyan olduğu iddia edilen Öcalan'ın ailesi, Kürtleşmiş Ermeni midir?

2) Halaçoğlu'nun kamuoyuna açıklamadığı belgelerde, Öcalan'ın ailesinin köklerine dair kanıtlar mevcut mu?

3) Bu kanıtlar açıklandığı takdirde ; kürtçülük hareketi ile Ermeni tezlerinin yakınlaşmasından mı, yoksa kürtçülük hareketinin içerisinde çatlaklar meydana gelmesinden mi korkuluyor?

4) Bu konuda Halaçoğlu'na sebat etmesi tavsiyelerinde bulunuluyor mu?
Türk Milleti'nden öcalanların iliştirdiği teröristler ve kalemşörlerin yarattığı terörden sıyrılmayı başarabilirsek; başka hiç bir milletin yüzleşmeye cesaret edemeyeceği bir cesaretle kendi tarihi ile yüzleşmeyi becerebilen bir Millet olarak şişirilmiş tartışmalarla geleceğimizi geçmişimize zincirleyen prangalardan kurtulabileceğiz.

29.03.2010 - Açık İstihbarat
http://www.acikistihbarat.com/

Slider

Son Yazılar